(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin işe iade isteğinin kabulüne ilişkin mahkemece verilen karar, Dairemizce özet olarak; ...davacı işçinin çalıştığı vardiyada hatalı üretime neden olduğu gerekçesi ile iş sözleşmesi davalı işverence 4857 sayılı İş Kanunun 25/II. maddesi uyarınca feshedilmiştir.. Davacı fesihten önce işverene verdiği savunmasında bir hatanın mevcut olduğunu kabul etmekle birlikte bu hatanın sorumlusu olmadığını, hatanın kalite ve ara kontrolcülerde olduğunu belirtmiştir. Mahkemece dinlenen davalı tanıkları da hatalı üretimin meydana gelmesinde davacı dışında başka işçilerin de sorumluluklarının bulunduğunu açıklamışlardır. Fesih bildiriminde hatalı üretilen ürün adedi belirtilmiş, 18.1.2007 tarihli belgede de davacının sebep olduğu zarar miktarı 2.745,12 TL olarak gösterilmiştir. İşverence sunulan söz konusu belgeler tek taraflı düzenlenmiş olduğundan bilirkişi aracılığı ile oluşan zarar miktarı, davacının varsa kusuru ve kusuruna isabet eden zarar miktarı belirlenerek sonucuna göre feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığına karar verilmelidir. Mahkemece zarar miktarı ve kusur oranının tespit edilemediği gerekçesi ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Bozma kararından sonra mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının sadece ilk vardiyada işlem kontrol formu açmadan üretime başlamış olmasından dolayı kusurlu olduğu, diğer vardiyalardan sorumlu olmadığı, diğer vardiyalardan davalı firmanın, vardiya amirinin, takım liderinin, ara kontrolcünün ve son kalite kontrolcülerin sorumlu olduğu belirtildikten sonra ard arda 22 vardiyada toplam 1400 adet hatalı imalat yapıldığı, davacının sadece bir vardiyadan sorumlu olması nedeniyle kusuruna isabet eden miktarın 110.80 TL olduğu tespit edilmiştir.
Hatanın davacının vardiyasında başladığı ve sonraki vardiyaları da etkilediği anlaşılmakla bilirkişi raporu dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacının eylemi sonucu 30 günlük ücreti aşan zararın oluşması feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile ilgilidir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacının işin yürütümünü bozacak ve zarara yol açacak şekilde hatalı davrandığı açık olduğuna göre feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (60.00 ) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.000.- TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy