(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 34, 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili alacağı, genel tatil ücreti alacağı, dini bayram tatil ücret alacağı ile yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Çatak Irız tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı tarafından, iş akdini haklı nedenlerle feshettiği ileri sürülerek hak ettiği tazminat ve alacakların ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekilince, davacının 10.07.2008 tarihinde hiçbir mazeret göstermeden ve davalı şirketin bilgisi haricinde işyerini terk ettiği, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığı, davacıya aralarındaki iş sözleşmesinin 20. maddesi gereği eğitim verildiği, dava dilekçesinde belirtilen çalışma sürelerinin gerçeği yansıtmadığı bu sebeple ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Davacı ve davalı tarafça karar temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışmalarının karşılığının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiğini iddia etmiştir.
Davalı işveren iddiaların haksız olduğunu savunmuştur.
Davacı iddialarını tanıkla ispatlamak istemiş ve bir tanık dinletmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanına dayanılarak tamamen varsayıma dayalı hesaplama yapılmıştır.
Rapora dayanak yapılan davacı tanığı normalde 7,5 saat çalışma yapıldığı, ancak ilk zamanlar 10 saat civarında ve Pazar günleri de çalıştıklarını belirtmiş, ancak ilk zamanlardan kastının ne olduğunu açıklamamış, Mahkemece de bu konuda bir açıklama yaptırtılmamıştır.
Ayrıca, bu tanık davacıdan farklı bir departmanda çalıştığını belirtmiş, genel tatile ilişkin bir beyanı da olmamıştır.
Davacı genel tatil çalışmasını ispatlayamamıştır.
Fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yönünden ise davacı tanığı ifadesi tamamen soyut olup, inandırıcı değildir. Bu bağlamda, davacı fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasını da kanıtlayamamıştır.
Yıllık ücretli izin kullandırma yetkisi işverenin yönetim hakkı kapsamında olup, bir yılını yeni dolduran işçinin izin talebinin, diğer bakımcı işçinin babasının vefatı nedeniyle izinli olması sebebiyle reddedilmiş olması davacıya iş akdini feshi hakkı tanımaz.
Netice olarak; fazla çalışma, hafta tatili çalışması ve genel tatil çalışması yaptığını kesin ve inandırıcı bir şekilde kanıtlayamayan davacının iş akdini haklı olarak feshettiği kabul edilemeyeceğinden, kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve dini bayram ücret taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacının davadan önce gönderdiği fesih ihtarnamesi aynı zamanda muhatabı temerrüde düşürme niteliğini de haizdir. Dairemiz uygulamasında temerrüt için talep edilen hakların sayılması yeterli olup, miktarın belirtilmesi gerekmez. Bu nedenle davacının temerrüt tarihinden itibaren faiz talebi yerinde iken hükmedilen alacaklara dava-ıslah tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
4-Ayrıca kabule göre de, talep edilmek kaydıyla ücret ve ücret niteliğindeki fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretleri için yürütülecek faiz 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34 üncü maddesindeki faizdir.
Hükmedilen fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ve dini bayram ücretlerine anılan Kanun'un 34 üncü maddesindeki faizin yerine yasal faizin uygulanması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy