MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, maddi ve manevi tazminat kaybının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 15.07.2004 tarihinde baş memurluk görevine getirilen davacıya bu görevi dolayısıyla lojman tahsisi gerektiğini ve lojman tahsisine karar verildiğini, bu kararın kurum bölge müdürlüğünce davacının çalıştığı bölge müdürlüğüne yazı ile bildirildiğini, ancak bu kararın bu güne kadar müvekkiline bildirilmediğini, herhangi bir bilgi verilmediğini, bu nedenle davacının Eylül 2004 tarihinden beri belirtilen sosyal haklardan yararlanamadığını, kendisinden daha düşük kıdem ve derecedeki iş arkadaşlarına lojman tahsis edildiği ve bunlar oturduğu halde, davacının mülkiyeti kendisine ait evde oturmak zorunda kaldığını, kendisine ait daireyi kiraya vererek gelir elde edebilecekken bundan faydalanamadığını ve maddi zarara uğradığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, görevli mahkemenin İş Mahkemesi değil, İdare mahkemesi olduğunu, davacıya baş memur olduktan kısa bir süre sonra 19.08.2004 tarihli yazıyla lojman tahsis edildiğini, davacının özel nedenlerinden dolayı lojmana taşınmak istememesi ve bu nedenle anılan tahsisin iptali ile 6/1 numaralı lojmanın tahsisini istemesi üzerine talebi doğrultusunda anılan lojmanın tahsis edildiğini, personel çağrılarak lojman anahtarının tesliminin istendiğini, ancak davacının söz konusu lojmana taşınmak istemediğini beyan ettiğini, davacının anılan lojman tahsisinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının ... Batman Bölge Müdürlüğünde baş memur olarak çalışması nedeniyle lojmana hak kazandığı, talebi üzerine genel müdürlükçe lojman tahsisinin yapılmasına rağmen ilgili kararın bölge müdürlüğünce davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle lojman hakkından yararlanamayarak mülkiyeti kendisine ait dairede oturduğu, bu nedenle oturduğu dairenin kira gelirinden mahrum olduğu, mahrumiyetinin bilirkişilerce hesaplanarak rapor edildiği, raporun Mahkememizce yeterli ve doyurucu göründüğü gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı vekili, lojman tahsis kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini ve davacının bu sosyal haktan mahrum kaldığını, davacının mülkiyeti kendisine ait evde oturmak zorunda kaldığını, kendisine ait daireyi kiraya vererek gelir elde edebilecekken bundan faydalanamadığını ve maddi zarara uğradığını iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacının söz konusu lojmana taşınmak istemediğini beyan ettiğini, anılan lojman tahsisinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talebi üzerine genel müdürlükçe lojman tahsisinin yapılmasına rağmen ilgili kararın bölge müdürlüğünce davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle lojman hakkından yararlanamayarak mülkiyeti kendisine ait dairede oturduğu, bu nedenle oturduğu dairenin kira gelirinden mahrum kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 16. Maddesinde, konut tahsis kararının tahsisin yapıldığı tarihten itibaren en geç 10 gün içinde görevli birim tarafından bir yazı ile konut tahsis edilen personele bildirileceği düzenlenmiş ise de, davacının söz konusu tahsisin yapıldığını uzunca bir süre bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, davalı tanığının tadilat yapıldıktan sonra kendisine gelip oturması için tebligat yapılmadığını, ancak şifahi olarak kendisine söylendiğini ifade etmesi karşısında, sosyal yardımın amacı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy