MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin 15/02/1993 tarihinde davalıya ait işyerinde işe başladığını, 11/02/1997 tarihinde bahse konu iş yerinin İsmail Karaman tarafından, eşi ...'a devredildiğini, müvekkilinin bu devirden sonra da aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, davalı tarafça hiç bir gerekçe gösterilmeden iş sözleşmesinin tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini, bunun BÇM raporu ile de sabit olduğunu, müvekkilinin en son aylık 531,00 TL ücret aldığını, yaklaşık 13 yıl 3 ay 1 gün çalışma süresi içerisinde müvekkiline hiç bir zaman yıllık izin kullandırılmadığını, fazla mesai yapmış olmasına rağmen ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davasını zamanaşımı süresinden sonra açtığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 500,00 TL'lik izin ücreti talebini kabul ettiklerini, davacının adresi bilinmediğinden kendisine ödenilecek 500,00 TL'nin ödenemediğini, ancak günlük ve haftalık çalışma süresinden fazla bir çalışmasının olmadığını, müvekkilinin işyerini başkasından devralmadığını, Belediye'den kiraladığını ve işlettiğini, daha önceki işletenler ile bir ilgisinin olmadığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinde de haksız olduğunu, kendi isteği ile 3 günlük süre ile işe gelmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, işe gelmeyeceğini tanıklara da ifade ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklara hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacının iş akdinin işveren tarafından haksız olarak mı yoksa işçi tarafından haklı nedenle mi feshedildiği konusunda ihtilaf vardır.
Mahkeme kararının gerekçe kısmında bir yandan davacının davalı işveren tarafından sözlü olarak işe gelmemesi söylenerek işine haksız olarak son verildiği belirtilirken, bir yanda da davacının işe gelmemesinin haklı nedene dayandığı ve iş sözleşmesini davacı işçinin haklı nedenle feshettiği belirtilerek iş akdinin feshi ile ilgili çelişkili bir değerlendirme yapılmış ve davacı lehine ihbar tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin kimin tarafından feshedildiği açık bir şekilde belirlenmeli, bu konudaki çelişki giderilerek sonucuna göre davacının ihbar tazminatı talebi hüküm altına alınmalıdır. Bu yön üzerinde durulmadan çelişkili gerekçe ile ihbar tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Davalı vekili davacı tarafın ıslah dilekçesi vererek alacak miktarlarını arttırmasından sonra usulünce ıslaha karşı zaman aşımı definde bulunduğu halde ıslaha karşı yapılan zaman aşımı def'i üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için alacakların hesaplandığı gerekçesi ile bu talebin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de, fazla mesai ücreti açısından ıslah tarihinden geriye doğru 5 yıldan önceki alacaklar ilk dava ile istenen hariç zaman aşımına uğrayacağından davalı vekilinin ıslaha karşı yaptığı zaman aşımı defi üzerinde durulup bu konuda gerekirse bilirkişiden ek rapor alınıp bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
4-Davada dava tarihinden önce gerçekleşen bir temerrüt olduğu dosya kapsamından anlaşılamamasına rağmen ıslah ile arttırılan alacak kalemlerine de dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
5-Dava dilekçesinde açıkça net olarak talep edilmediği takdirde talebin brüt olduğunu kabul etmek gerekir.
Mahkemece ıslah dilekçesi dikkate alınarak brüt miktarlar üzerinden alacakların hüküm altına alınması doğru ise de, hükümde alacakların net mi brüt mü olduğunun yazılmamasının infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy