MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, kıdem faizi, ikramiye, eksik ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı,davalı iş yerinde 13.05.1996-02.12.2008 tarihleri arasında çalıştığını, davalı iş veren ile üyesi olduğu sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zam oranlarının ücretlerine yansıtılmadığını, iş akdinin iş verence haksız feshedildiğini ,alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek, fark kıdem ve ihbar tazminatları ile ikramiye, eksik ücret ile kıdem tazminatı faizi alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili , taraflar arasında 06.06.2001 tarihinde yapılan protokol ile toplu iş sözleşmesinin ücret artışlarını düzenleyen maddelerinde değişiklik yapıldığını, 2001 yılı sonrası için ücret artışlarının bu protokol çerçevesinde belirlendiğini, ayrıca, davacının üyesi bulunduğu sendika ile işveren arasında, 18. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin ücret artışını düzenleyen 35. maddesine ilişkin 14.05.2004 tarihli Sulh ve İbra Protokolü imzalandığını, davacının da bu protokolün eki niteliğindeki feragat belgesini imzalayarak geçmiş yıllara ait doğmuş bulunan tüm ücret, ikramiye, sosyal yardım fark alacakları yönünden işvereni ibra ettiğini, alacakların zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, Toplu İş Sözleşmelerinin ücret artışına ilişkin hükümlerinin işverence uygulanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık,toplu iş sözleşmesi hükümlerinde yapılan değişikliğin davacı işçi yönünden bağlayıcı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Toplu iş sözleşmesinin emredici hükümleri, iş sözleşmesi taraflarına tanınan sözleşme serbestisini sınırlayan ve çalışma koşullarının belirlenmesinde önemli yeri bulunan önemli bir hukuk kaynağıdır. Değişen ekonomik durumların, genel ya da sektörel krizlerin çalışma koşullarını ve bu arada toplu iş sözleşmelerini etkileyebileceği açıktır. Çalışma koşullarının işçi lehine olarak değiştirilebileceği ve bunun hizmet akti hükmü olarak geçerli olduğu 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 6 ncı maddesinde öngörülmüştür. Ayrıca değinilen maddeye göre, toplu iş sözleşmesinde hizmet akitlerine aykırı hükümlerin bulunması halinde hizmet akdinin işçi lehindeki hükümleri geçerlidir.
Toplu iş sözleşmesini düzenleyen tarafların bir araya gelerek toplu iş sözleşmesi hükümlerini değiştirmeleri olanaklıdır. 4857 sayılı İş Kanununun 22 nci maddesinin son fıkrasında yazılı olan “taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilirler” kuralından, toplu iş sözleşmeleri yönünden iş ilişkisinin tarafları yerine, toplu iş sözleşmesinin taraflarını anlamak lazım gelir. Gerçekten, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi olan kişilerin bu yetkileri devam ettiği sürece toplu iş sözleşmesi hükümlerinde değişiklik yapmaları kural olarak mümkündür.
Yargıtay’ın istikrarlı uygulamasına göre toplu iş sözleşmesinde yapılacak olan değişiklik, geçmişe etkili olamayacaktır. Toplu iş sözleşmesinin tarafları arasında çoğunlukla “protokol” adı altında yapılan bu değişiklikler yapıldıkları tarihten ileriye dönük olarak sonuçlarını doğurur (Yargıtay 9. HD. 21.2.2006 gün 2005/38473 E, 2006/4428 K.).
Somut olayda, davalı işveren tarafından ibraz edilen 2000 tarihli feragat belgesinde, davacı işçinin 01.03.2000 tarihinde yürürlüğe girecek olan “enflasyon oranı + 7 puan ” oranındaki artış uygulamasından kendi serbest iradesi ile vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı işçinin toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca 01.03.2000 tarihinde yürürlüğe giren ücret artışını öngören hükmün uygulanmasından bireysel olarak vazgeçmesi geçerli değildir. İş yerindeki bu uygulama, toplu iş sözleşmesi düzenini öngören 2822 sayılı Yasanın 6. maddesi hükmüne aykırıdır. Mahkemenin 2000 tarihli bu feragat belgesini geçersiz kabul etmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır
Emsal dosyalarda, uyuşmazlık konusu husus olan ,14.05.2004 tarihli Sulh ve İbra Protokolünün ise davalı iş veren ile davacının üyesi olduğu sendika arasında imzalandığı bilinmektedir.
Dairemizden aynı şekilde bozularak geçen emsal mahiyetindeki dosyalardan (2011/37331E,2011/38341K) bilindiği üzere,bu protokolün 1. maddesinde, ekonomik kriz dönemindeki uyarlama konusunda yaşanan sorunlar göz önünde bulundurularak 01.09.2000-01.09.2002 tarihleri arasında geçerli 18. Dönem toplu iş sözleşmesinden doğan ücret, ikramiye, sosyal yardım vs gibi alacak miktarlarının her bir işçi için ayrı ayrı belirlenerek sulh sağlandığı, ekli listede belirtilen bu parasal bedellerin taksitler halinde ödeneceği, taksitlerde gecikme olması halinde protokolün geçerliliğini yitireceği yönünde düzenleme bulunmaktadır . Aynı protokolün 3. maddesinde ise ; 18 Dönem toplu iş sözleşmesi ve önceki yıllarda uygulanan toplu iş sözleşmelerine ilişkin olarak ücret , ikramiye ve sosyal haklar fark alacağı taleplerin yönünden de ekli listede belirlenen parasal bedeler dışında işverenin bir borcunun bulunmadığı belirlenmiştir. Protokol ekinde işçilerin sulh olduğu alacak bedelleri ve feragat belgeleri bulunduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu bu protokol davalı iş veren ile toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendika arasında sendika üyesi 293 işçi için imzalanmış olup, protokolde öngörülen düzenleme, toplu iş sözleşmelerinde düzenlenen ücret artış oranlarından feragat niteliği taşımamakla birlikte, ekli listede isim yer alan işçiler yönünden protokol tarihine kadar doğmuş bulunan ve toplu iş sözleşmelerinde öngörülen ücret artış oranlarından kaynaklanan fark alacaklarından feragat niteliğindedir.
Emsal dosyalarda tespit edildiği şekilde,14.05.2004 tarihli Sulh ve İbra Protokolünün 293 işçi için imzalanmasına rağmen dosya içerisine ibraz edilen ve alacak miktarları belirlenen işçi listesi 263 kişiliktir.
Mahkemece, dosyada mevcut 07.06.2004 tarihli sulh ve ibra protokolünün 14.05.2004 tarihli protokolle bağlantısı tespit edilerek, davacının protokole ekli liste içerisinde yer alıp almadığı araştırılmalı, protokol tarihine kadar doğan ve toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret artışlarından kaynaklanan, ücret ve ikramiye fark alacakları için belirlenen miktarların davacıya ödenip ödenmediği de tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy