MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirkette makineci olarak çalışırken doğum sonrasında ücretsiz izin aldığını ve izin dönüşünde işe başlatılmadığını belirterek, kıdem-ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücretinin ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının çocuğuna bakacak kimsesi olmadığını söyleyerek doğum izni sonrasında işi kendisinin bıraktığını ve fazla çalışma yapmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, izin dönüşünde davacı ile davalı arasında izin meselesinden anlaşmazlık olduğu ve davacının haklı nedenle işi bıraktığı sonucuna varılarak, ihbar tazminatı talebinin reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda davacı, Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği Mayıs 2008 tarihli dilekçesinde, doğumdan sonra 6 ay izin kullandığını ve ilave olarak 10 gün daha izin istediğini, izin verilmeyerek istifa dilekçesinn imzalayıp vermesinin istendiğini ve bunu kabul etmeyince haksız olarak işten çıkarıldığını belirtmiştir. 11.06.2008 tarihli dava dilekçesinde ise, doğum izni sonrasında haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının doğum izni bitiminde ücretsiz izin kullandığını ve ücretsiz izin bitimi olan 01.09.2006 tarihinden itibaren işe gelmediğini, telefonla aranınca çocuğuna bakacak kimse olmadığından işi bıraktığını söylediğini, işten çıkarılmadığını savunmuştur.
Davacı tanıkları, fesihten çok önce işyerinden ayrılmış olduklarından görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını, davacıdan duyduklarına göre davacının izin meselesi yüzünden işten çıkarıldığını söylemişlerdir.
Davalı tanıkları, davacının doğumdan sonra kullandığı ücretsiz iznin bitiminde işyerine gelmemesi üzerine telefonla aradıklarını ve çocuğuna bakmak için işi bıraktığını söylediğini belirtmişlerdir.
Mahkemece, davacının 06.12.2005-14.3.2006 arasında doğum iznini kullandığı ve akabinde 15.03.2006-31.08.2006 arasında ise ücretsiz izin kullandığı, davacının ücretsiz izin bitiminde işyerine gittiğinde izin meselesinden çıkan anlaşmazlık sonucunda davacının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği sonucuna varılarak, ihbar tazminatı talebinin reddine, kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Gerek dava dilekçesinde gerekse tanık beyanlarında, taraflar arasında izin meselesinden kaynaklanan bir anlaşmazlık olduğundan söz edilmemiştir. Davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri bulunmayıp, dinlenen davalı tanıkları fesih tarihinde işyerinde çalışmaktadırlar. Davalı tanıkları, davacının doğum sonrasındaki ücretsiz izin bitim tarihinden sonra işe gelmediğini belirtmişlerdir.
Fesih tarihi, kabule göre 01.09.2006 olup, davacı fesihten yaklaşık 2 yıl sonra Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayetçi olmuş ve işbu davayı açmıştır.
Yukarıdaki bütün hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının doğum izni ve arkasından kullandığı ücretsiz iznin bitiminde çocuğuna bakmak için tekrar ücretsiz izin istediği ve izin talebi işverence kabul edilmeyince iş sözleşmesini bildirimsiz olarak sona erdirdiği anlaşılmaktadır.
İşverenin işçiye yasal zorunluluk dışında ücretsiz izin verme yükümlülüğü olmayıp, İş Kanunu'nun 24. maddesinde de işçiye bu gerekçe ile haklı nedenle fesih imkanı tanınmadığından davacı işçinin yaptığı fesih haksız olmakla, mahkemece davacının kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.