MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, ödenmeyen işçilik alacakları olduğunu belirterek, ihbar ve kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının, birleşen dosyada ise manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada istemin ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı işverenlikte 03.11.1997 tarihinde Deniz İş Kanunun tabi olarak çalışmaya başladığını, özelleştirme programına dahil olan davalı Kuruma bağlı Denizyolları İşletmesi Müdürlüğünde uzak yol başmühendisi yeterliliği ile uzak yol 2. mühendis olarak uluslararası sefer yapan gemilerde çalıştığını, bu gemilerin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.12.2004 tarihli kararı ile özelleştirilmesi neticesinde davalı işverenlik Yönetim Kurulunun 12.04.2005 tarihli kararı ile daha düşük bir iş olan...Liman işletme emrinde 2. sınıf makinist olarak atamasının yapıldığını; bu atamanın kadro pozisyonuna uygun olmaması nedeni ile bu işlemi kabul etmediğini; atama durumlarında atama yapılacak ücret skalasının ve varsa tazminat ek ödentilerinin açıkça gösterilmesi gerektiği halde davalının bu usule uymadığını, davalının tazminatlarını ödemeden iş sözleşmesini feshettiğini, davalının Deniz İş Kanunu’nun 15. maddesine uygun olarak 6 işgünü içinde feshedilmediğini, feshin haksız olduğunu, ödenmeyen yasadan ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacakları olduğunu belirterek, ihbar ve kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının, birleşen dosyada ise haksız fesih nedeni ile ayrıca manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları ile Denizyollarına ait gemilerin özelleştirildiğini, bu nedenle Şirket Yönetim Kurulu kararı uyarınca, söz konusu gemilerde görevli personelin, ihtiyaç ve personel yeterlilik durumları da nazara alınarak başka görevlere atamalarının yapıldığını, Denizyolları İşletmesinde uzak yol başmühendis yeteneğine sahip 2. mühendis olarak görevli bulunan davacı ve emsallerinin tamamının, konumlarına en uygun...Liman İşletmesi Müdürlüğü’nde motor ve römorkör makinisti olarak atandıklarını; davacı dışındaki tüm personelin yeni görevlerine başladıklarını, davacının atamayı kabul etmediğini, davacının naklinin nakli gerçekleştirilen birimdeki en üst derece olan makinist unvanına yapıldığını; bu atamanın mevzuata uygun bulunduğunu, davacının TİS hükümlerine göre davacının işine uygun görevlendirmeleri kabul yükümlülüğünün bulunduğunu, bu ESAS NO: 2010/31977
nedenle TİS ve iş sözleşmesi hükümlerine uygun bulunan görevlendirmeyi kabul etmeyen davacının iş sözleşmesinin Deniz İş Kanunu’nun 14/I.c maddesi uyarınca tazminatsız olarak feshedildiğini; davacının izinlerini kullandığını, işçilik alacaklarının ödendiğini, iş kaybı tazminatının muhatabının İş-Kurumu olduğunu, fesih tarihinde yürürlüğe girecek olan 21. dönem TİS görüşmelerinin devam ettiğini, bağıtlandığında davacının kapsamda bulunması durumda haklarının ödeneceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davacının davalıya ait işyerinde uzakyol gemilerinde mühendis olarak çalışırken bu kurumun özelleştirilerek tasfiye edilmesi sonucu...Liman İşletmesi Müdürlüğü’ne 2. sınıf motor ve römorkör makinisti olarak atamasının yapıldığı, bu atamanın uzak yol mühendisi olarak uzak yol seferi yapan gemilerde çalışan davacının davalı tarafça yapılan gemi işyeri ve koşullarının davacı aleyhine bir uygulama olduğu işyeri ve çalışma koşullarında esastan bir değişiklik içerdiği, davacının iş akdinin feshinin haksız olduğu, davacının kullanmadığı izinleri bulunduğu, Toplu İş Sözleşmesinden doğan işçilik alacakları bulunduğu, İş kaybı tazminatının Türkiye İş Kurumundan istenmesi gerektiği, davacı, davalı tarafın kendisinin hakkında yapılan atama tasarruflarının onur kırıcı olduğunu, şeref ve haysiyetini zedelediği ileri sürmüş ise de davacının çalıştığı kurum özelleştirme yüksek kurulu tarafından alınan karar uyarınca mevcut gemilerin şehir hatlarının işletmesine devrinin gerçekleştiği daha sonra ortaya çıkan personel fazlalığının diğer işletmece atamalarının alınan idari bir karara dayandırıldığı ve hukuka uygun bir atama olduğu, manevi tazminatın koşularının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ikramiye, melbusat yardımı, yemek yardımı ve Toplu İş Sözleşmesi fark alacaklarının davalıdan tahsiline, iş kaybı ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Deniz İş Kanunu, denizde yapılan işin niteliği gereği İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılan bir alanı düzenlemektedir. İş hukukuna ilişkin temel ilke ve kurallar, özellikle işçinin korunması ilkesi deniz iş hukuku açısından da geçerli kabul edilmelidir. İş Kanunu ile Deniz İş Kanunu, aynı sosyal amaç ve düşüncelerle kabul edilmiştir, aralarındaki fark, nitelik olarak farklı iş ilişkilerini düzenlemekten ibarettir.
Gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun ve gerekse Deniz İş Kanunu’nun sistematiği, tekniği, kapsamı dikkate alındığında her ikisinin de özel kanun olduğu açıktır. Zira 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı belirlerken açıkça deniz taşıma işlerinde çalışanların bu kanun kapsamında bulunmayacaklarını belirtmiştir. Bu anlamda Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan bir işçinin 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki iş güvencesi hükümlerinin kendisi hakkında genel kanun olduğu veya kıyasen uygulanmasını isteme olanağı yoktur. Deniz İş Kanunu’nun açıkça atıf yolladığı durumlarda İş Kanunu hükümlerinin uygulanması olanaklıdır.
Deniz İş Kanunu’nda, 4857 sayılı İş Kanunu’nda olduğu gibi iş şartlarında esaslı değişiklik halinde, değişikliğin tabi olacağı şekil ve sonuçları hakkında da bir kurala yer verilmemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nda iş şartlarında esaslı değişikliği kabul etmeyen işçi, iş sözleşmesini feshetmediği örneğin görev yeri veya görevi değiştirilmiş ise iş görme ediminden kaçınabilir. Böyle bir durumda fesih riski işverene yükletilmiştir. Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan gemiadamının şartlarında esaslı değişikliği kabul etmemesi, iş görme ediminden kaçınma anlamına gelmez. Gemiadamının kabul etmemesi, doğrudan iş sözleşmesinin feshi sonucunu doğuracaktır. Kaçınmadan sonra işverenin devamsızlık nedeni ile iş sözleşmesini feshetmesinin sonuca etkisi yoktur.
Diğer taraftan, Deniz İş Kanunu’nun 14/II maddesinde gemiadamının haklı nedenle fesih nedenleri düzenlenmiştir. Gemiadamı bu nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi halinde, kanunun 20. Maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Bu nedenlerden biri de “İşveren veya işveren vekilinin gemiadamına karşı, kanuna, hizmet akitlerine veya sair iş şartlarına aykırı hareket etmesi”dir.
Somut uyuşmazlıkta davalı kurumun özelleştirilmesi sonucu uzak yol gemileri satılırken, şehiriçi ulaşımda kullanılan gemileri dava dışı...Belediye Başkanlığı’na personeli ile birlikte devredilmiştir. Uzak yol gemilerinde çalışan gemiadamaları ise başka görevlerde görevlendirilmişlerdir. Uzak yol gemilerde başmühendisi olarak çalışan davacı Liman işletmesi müdürlüğüne motor ve römorkör makinisti olarak görevlendirilmiş, davacı bu görevlendirmeyi kabul etmeyerek bu görevi yerine getirmekten kaçınmıştır. Bu görevlendirmenin iş şartlarında esaslı değişiklik olduğu bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Yukarda açıklandığı gibi Deniz İş Kanunu’nda iş şartlarından esaslı değişiklikte fesih riski işverene yükletilmediğinden, iş şartlarında esaslı değişikliği kabul etmeyen davacı gemiadamı, iş sözleşmesini Deniz İş Kanunu’nun 14/II.b maddesi uyarınca haklı nedenle feshetmiştir. Davacı kıdem tazminatına hak kazansa da, iş sözleşmesinin kendisi feshettiğinden ihbar tazminatına hak kazanamaz. İhbar tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabul edilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.