MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ... Hastanesinde 13.07.1995 tarihinde hemşire olarak çalışmaya başladığını, sendika üyesi olduğunu, davacının rızası olmamasına rağmen kanuna göre belirlenen sürelerden fazla olarak çalıştırılması, bu çalışmaların ücretinin ödenmemesi, yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini 13.07.2007 tarihi mesai bitimi olan 17.00 itibariyle 24/II-e, f maddeleri uyarınca tek taraflı olarak feshettiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının varit olmadığını, kendi isteğiyle işten ayrıldığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, fazla çalışma ücretinin zamanında ödenmemesi nedeniyle davacının iş sözleşmesini feshetmesinin haklı neden teşkil etmekte olduğu, davacının bilirkişi raporuyla hesaplanan kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamıştır.
Davacı, davanın devamı sırasında verdiği 19.02.2010 harç tarihli dilekçe ile talebini miktar yönünden ıslah etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 87/son maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildikten sonra ıslah yoluyla müddeabihin arttırılması da mümkündür. Ancak, olayımızda davacı dava dilekçesinde talep konusu alacaklardan fazlaya ait haklarını saklı tutmadığı gibi, davayı da kısmi dava olarak açmamıştır. Davacı dava konusu yapmadığı ve saklı tutmadığı kısımlardan zımnen vazgeçmiş ve isteklerini miktarla sınırlandırmış sayılır. (YHGK.nun 2004/4-200E. 2004/227 K.) Bu durumda davacı, isteyebileceği ücretleri dava dilekçesiyle sınırlandırdığından ve fazlaya ait taleplerini saklı tutmadığından fazlaya ilişkin isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken yapılan ıslaha dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.