MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ikramiye ve eşit davranma ilkesine aykırılık nedeniyle tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.08.2002 tarihinden beri özürlü kadrosunda çalıştığını, çalışanlara her yıl bir önceki yıl gösterdikleri performansa göre bonus-performans primi adı altında 3 aylık maaş tutarında olmak üzere ikramiye ödemesi yapıldığını, davacıya gösterdiği yüksek performans nedeniyle 3 aylık ücreti tutarında ikramiyeye hak kazandığının e posta yoluyla bildirildiğini, davacının iş sözleşmesi feshedilen bir başka şirket çalışanı ... isimli işçinin alacak davasında tanıklık yaptığını, davacının sadece gördüğünü aktardığını, davacı dışında tüm çalışanlara ve özürlü kadrosunda çalışanlara 29.02.2008 tarihinde ödeneceği işverenlikçe bildirilen ikramiye alacağının hak kazandığı halde davacıya ödenmediğini iddia ederek, ikramiye ve eşit davranma ilkesine aykırılık nedeniyle tazminat alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işyerinde performansa bağlı olarak performans primi ödemesi yapıldığını, ödemenin performansa bağlı olması nedeniyle prim tutarlarının değişken olduğunu, dosyaya sunulu ücret bordroları incelendiğinde de davacıya iddia ettiği gibi maaşının 3 katı tutarında performans primi ödemesi yapılmadığının görüldüğünü, davacının performansının yöneticisi tarafından değerlendirilerek, performansının düşük olduğu ve hak kazanmadığının tespiti üzerine tarafına prim ödenmediğini, tüm şirket çalışanlarına İnsan Kaynakları Yetkilisi tarafından e posta yazısı gönderildiğini, anılan yazının davacıya özel olmadığını, tüm şirket çalışanlarına hitaben yazıldığını, yazıdan herkese BONUS ödemesi yapılacağı anlamı çıkarılamadığını, hak kazananlara yapılacak BONUS ödemesinin tarihi hakkında bir bilgilendirme yazısı olduğunu, davacıya prim ödenmemesinin şirket aleyhine tanıklık yapması ile ilgisinin bulunmadığını, bu halde işverenin eşitlik ilkesine aykırı davrandığının savlanamayacağını, kaldı ki davacı dışında ... isimli şirket personeline de performans primi ödenmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 4857 sayılı yasanın 5 maddesinde işverenin iş yerinde çalışan işçiler arasında eşitlik kuralına uygun hareket etmesinin düzenlendiği, davacının önceki yıllarda başarılı performans göstermesi ve ikramiye ödemesi almasına, keza 2007 yılı ilk 8 aylık dönemde olumlu sicil raporu almasına rağmen performans düşüklüğü nedeniyle ödeme yapılmamasını gerektirecek haklı bir sebep bulunduğunun davalı işverence ispatlanamadığı, buna göre davalıya ikramiye ödemesi yapılmamasının haklı bir nedene dayanmadığı, davalının 4857 S.Y' nın 5. Maddesine aykırı davrandığının anlaşıldığı gerekçesiyle gerek ikramiye gerekse aynı yasanın 5/6. Maddesinde yazılı tazminat talebi yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı ve bunun sonuçları noktasında toplanmaktadır.
Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir.
“Eşitlik İlkesi” en temel anlamda T.C. Anayasasının 10 uncu ve 55 inci maddelerinde ifade edilmiş, 10 uncu maddede “Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” kuralına yer verilmiştir. 55 inci maddenin kenar başlığı ise “Ücrette Adalet Sağlanması” şeklindedir.
Bundan başka eşit davranma ilkesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması, Uluslararası Çalışma Örgütünün Sözleşme ve Tavsiye Kararlarında da çeşitli biçimlerde ele alınmıştır.
İşverence, işçiler arasında farklı uygulamaya gidilmesi yönünden nesnel nedenlerin varlığı halinde eşit işlem borcuna aykırılıktan söz edilemez. ( Yargıtay 9.HD. 2.12.2009 gün, 2009/33837 E, 2009/ 32939 K).
4857 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin ilk fıkrasında, dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yasağı getirilmiştir. Belirtilen bu hususların tamamının mutlak ayrım yasağı kapsamında ele alınması gerekir. Eşit davranma ilkesinin uygulanabilmesi için aynı işyerinin işçileri olma, işyerinde topluluk bulunması, kolektif uygulamanın varlığı, zamanda birlik ve iş sözleşmesiyle çalışmak koşulları gerekmektedir.
Eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükü işçide olmakla birlikte, anılan maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemeye göre işçi ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir delil ileri sürdüğünde aksi işveren tarafından ispatlanmalıdır.
Somut olayda, davalı işverenin diğer işçilere prim ödemesine karşın, davacıya prim ödememesi yukarıdaki ilkeler doğrultusunda eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmez. Bu nedenle, davacının buna ilişkin isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy