MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işveren nezdinde 2002 – 2009 yılları arasında davalı bankada yönetmen olarak çalıştığını, iş akdinin emeklilik nedeni ile sona erdiğini, müvekkilinin çalıştığı dönem boyunca fazla mesai yaptığını fakat karşılığının ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işyeri personel yönetmeliğine göre, çalışanların işlerini normal çalışma süresi içerisinde bitirmeleri gerektiğini, bitiremediği işler nedeni ile çalışmış olmasının fazla mesai olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının fazla mesai alacağı olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Davacı vekili; müvekkilinin güvenlik görevlisi ile birlikte ortak anahtar kullanarak işyerini açtığını, müvekkilinin üst düzey yönetici konumunda olmadığını, maaşının fazla olmasının ücretine fazla mesai ücretinin dâhil olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazî kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazî kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda Mahkemece davacının fazla çalışma ücretine ilişkin talebi reddedilmiş ise de bu hüküm dosya kapsamına uymamaktadır.
Davacının fazla çalışma yaptığı tanık beyanları ile ve özellikle davalı tanıklarının anlatımlarıyla da sabit olması karşısında, üst düzey yönetici konumu bulunmayan ve mesaisini kendisi belirlemeyen davacının tanık anlatımlarına göre hesaplanacak fazla çalışma ücretinin, makul oranda hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm altına alınması gerekirken dairemizin ilke kararları ile bağdaşmayan gerekçelerle ve davacının yüksek ücret aldığı gerekçesi ile davanın reddi hatalıdır
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.