MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, hizmet sözleşmesi ile kararlaştırılan son asli maaşının % 50'si tutarındaki alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01/09/2003 başlangıç tarihli hizmet sözleşmesi ile işe başladığını, iş akdinin işveren tarafından tek taraflı olarak 18/07/2006 tarihinde feshedildiğini, sözleşme gereği fesihten itibaren bir yıl süre ile hiç bir firmada çalışmadığını, sözleşmenin 9 uncu maddesinde hüküm altına alınan tazminata hak kazandığını ileri sürerek, hizmet sözleşmesi gereği son asli maaşının % 50 si tutarında tazminat alacağını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş sözleşmesinde yer alan çalışma yasağı ile ilgili haklarından 08/12/2006 tarihinde noterden çektikleri ihtar ile vazgeçtiklerini öncelikle davanın reddi gerektiğini aksi durumda tazminatın fesih tarihi ile vazgeçme tarihi olan 08/12/2006 tarihleri arası için hesaplanması gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bilirkişi raporunun 2.seçeneği kabul edilerek davacının fesih tarihinden sonraki 12 ay için sözleşmede belirtilen tazminata hak kazandığı kabul edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinde düzenlenen tazminata hak kazanıp kazanmadığı hak kazanmış ise hangi tarihler arası için hak kazandığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, taraflar arasında 01/09/2003 tanzim tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmıştır.Bu sözleşmenin 9.2 ve devamı maddelerinde; "Fesih tarihinden itibaren 12 aylık süre dolana kadar işçi doğrudan veya dolaylı olarak , rakip bir firmada çalışmayacak ve davalı şirket ile rekabet etmeyecektir.Bu şartlara uyduğu takdirde işçi son asli maaşının % 50 sini alma hakkına sahiptir..." denmektedir.
Sözleşmenin 9.3 (ii) maddesinde; "Şirket'in 9.2 hükümlerinden Yöneticinin rakip iş ile ilgilenebileceği yönünde yazılı olarak vazgeçmesi.." şeklinde bir hükme yer verilmiştir.
Hizmet sözleşmesi davalı tarafından feshedilmiştir.Noterden keşide edilen 18/07/2006 keşide tarihli feshi ihbar yazısında özetle; davacının görev yaptığı pozisyonun ortadan kaldırıldığı, 01/09/2003 tanzim ve başlangıç tarihli iş akdinin ihtarın davacıya tebliğinden itibaren 8 hafta sonrası için geçerli olmak üzere feshedildiği belirtilmiştir.
08/12/2006 tarihli davalı ihtarında özetle; iş akdinin feshinden sonra davacının çalışmasının yasaklandığı, bu konuda davacı tarafından her hangi bir talepte bulunulmadığı, davacının fesihten sonra dilediği gibi çalışabileceği, davalı şirketin davacının başka bir işyerinde çalışmamasını istemek ile ilgili hakkından feragat ettiği belirtilmiştir.
Bilirkişi iki seçenekli bir hesaplama yapmıştır.Birinci seçenekte, davacının alacağı, fesih tarihini takip eden tarihten ( 01/11/2006) davalının feragat beyanını içeren ihtarnamenin gönderildiği 08/12/2006 tarihine kadar geçen süre için hesaplanmıştır.İkinci seçenekte ise feragatin fesih bildirimi ile birlikte yapılması gerektiğinin kabul edilmesi hali için davacının alacağı, fesih tarihini takip eden tarihten (01/11/2006), 01/11/2007 tarihine kadar olan süre için hesaplanmıştır.Mahkeme ikinci seçeneği kabul etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunun ikinci seçeneği esas alınarak 12 ay üzerinden hesaplama yapılarak alacağa hükmedilmişse de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yukarıda yazılı 9.3 (ii) maddesi nazara alındığında yukarıda yazılı 08/12/2006 tarihli davalı ihtarı da gözetilerek bu tarihe kadar (ihtar tarihi olan 08/12/2006 tarihine kadar) sözleşmenin 9.2 maddesine göre tazminata hükmedilebilirse de 08/12/2006 tarihli davalı ihtarının tebliğinden sonrası için davacının tazminata hak kazanmadığı ve işverenin 9.2 maddesi ile bağlı kılınamayacağı gözetilmeden, bilirkişi raporunda belirtilen birinci seçeneğe göre hüküm kurulması gerekirken, ikinci seçeneğe göre hüküm kurulması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy