MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, yol ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı işyerinde uzun yıllardır çalıştığını, işyerinin önce ... Genel Müdürlüğü iken sonradan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne dönüştürüldüğünü, bu müdürlüğün de kapatılarak davacının tüm haklan ile birlikte İl Özel İdarelerine devredildiğini, ...-İş ile ... Genel Müdürlüğü arasında akdedilen 01.10.1979-28.02.1982 tarihli TÎS'in 77. Maddesinde servis hususunun düzenlendiğini, maddenin sonraki sözleşmelerde mevcut uygulamaya devam olunacağı hükmüne yer verildiği, davalının TİS'in bu hükmüne rağmen araç tahsisi yapmadığını, bugüne kadar da ücretini ödemediğini belirterek servis ücreti alacağının yasal faizi faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Kurum; dava konusu edilen alacağın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ... ile Yol-İş Federasyonu arasında 1978-1980 dönemini kapsayan TİS'in 80. Maddesinde işverence öncelikle merkez işyerine gidiş ve gelişlerde kullanılmak üzere servis arabası sağlanır hükmünün yer aldığını, 1980'li yıllarda bir kısım sendikanın kapandığını, sendikal faaliyetlerin durdurulduğunu, Yüksek Hakem Kurulu kararları ile TİS'lerin kabul edildiğini, 28.02.1982 tarihinde sona eren TİS'in süresinin 28.02.1985 tarihine kadar uzatıldığını, bu sendika ile bir daha TİS imzalanmadığını, bu sözleşmeden sonra Yol-İş Sendikası ile yapılan tüm sözleşmelerde servisle ilgili mevcut uygulamaya devam edileceğinin belirtildiğini, 2011 yılı dahil akdedilen tüm sözleşmelerde de bu hükme yer verildiğini, işyerinde hiçbir zaman gerek sendikalı işçiler gerekse diğer işçiler açısından servis uygulaması olmadığını, mülga ... ve Köy Hizmetleri binaları ve gerekse İl Özel İdaresi binalarının İl Merkezinde yer alması nedeniyle işçilerin işe gidiş ve gelişlerinde servis aracı sağlanmadığını, gece nöbet değiştiren ve fazla mesaiye kalan işçilerin ve gece bekçilerinin halen Kurumun araçları ile getirilip götürüldüklerini, uygulamada hiçbir zaman servisin olmadığını, sendikacıların ve işçilerin servis uygulaması olmadığını bildiklerini, 13 dönemin her birinde mevcut uygulamaya devam edileceğinin yazılı olduğunu, Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliğinde servisin esaslarının düzenlendiğini. ...İlinde şehir merkezi trafiğinin sıkışık olmadığını, muayyen tarifeli araçların bulunduğunu, TİS'lerin hiçbirinde servis sağlanamadığı takdirde bedeli ödenir şeklinde bir hükmün bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece; servis uygulanmasının işverenin takdirine bırakılmış bir uygulama olmadığı, açık ve net olarak "işverence öncelikle merkez işyerlerine gidiş gelişlerde kullanılmak üzere kesinlikle servis arabası sağlanır. " hükmünün getirildiği, TİS den yararlanma hakkını elde eden ve sendika üyeliği devam eden her işçinin bu servis düzenlemesinden faydalanması gerektiği, her ne kadar TİS de servis sağlanmadığı takdirde servis ücreti nakit olarak ödenir şeklinde bir düzenleme olmasa da işverence işçilerin taşınması uygulamasına gidilsin yada gidilmesin TIS de servis hizmeti sağlama ile ilgili bir hüküm bulunduğu müddetçe vasıta yardımının, tazminat hesaplarında dikkate alınması gerektiği, servis ücreti talebinde bulunmak için TİS'de illa ki "servis sağlanmadığı takdirde servis ücreti nakit olarak ödenir" şeklinde bir düzenlemenin bulunması da gerekmediği, Borçlar Kanununun 323.maddesine göre; işverenin sözleşmede belirlenen ya da adet olan veya TİS'de belirlenen ücreti ödemekle yükümlü olduğu, davacının talep etmiş olduğu yol ücretinin ücretin eki olduğu, TİS'den doğduğu, para ile ölçülmesinin mümkün olduğu ve devamlı nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Dosya içeriğini göre; Yol-İş Federasyonu ile ... Genel Müdürlüğü arasında akdedilen 1974-1976 dönemine ilişkin TİS'te " Merkez işyerlerine gidiş ve gelişlerde kullanılmak üzere olanaklar ölçüsünde işverence öncelikle servis arabası sağlanır. " hükmü yer almış,
1978-1980 dönemine ilişkin TİS'te;"İşverence öncelikle merkez işyerine gidiş ve gelişlerde kullanılmak üzere servis arabası sağlanır. " hükmüne yer verilmiş,
...-İş Sendikası ile ... Genel Müdürlüğü arasında akdedilen 01.10.1979-28.02.1982 yürürlük süreli İşyeri Toplu İş Sözleşmesinde; "işverence öncelikle merkez işyerine gidiş ve gelişlerde kullanılmak üzere kesinlikle servis arabası sağlanır. " Denilerek önceki TİS'den farklı olarak maddeye ""kesinlikle" ibaresi eklenmiş,
Yüksek Hakem Kurulunun sözleşmenin süresini 01.03.1982-28.02.1985 tarihine kadar uzatan kararında ise;"İşçilerin işyerlerine götürülmelerinde mevcut uygulamaya aynen devam edilir. " Maddesine yer verilmiş.
Yol-İş Sendikası (Türkiye Yol. Yapı. İnşaat İşçileri Sendikası) ile ...'nin hak ve yetkilerini devralarak yerine kurulan Koy Hizmetleri Genel Müdürlüğü 'arasında işletme düzeyinden imzalanan 01.03.1985-28.02.1987 yürürlük süreli I. Dönem TİS'te ise madde;"işçilerin, işyerlerine getirilip götürülmelerinde mevcut uygulamaya aynen devanı edilir ve bu getirilip, götürülmeler Trafik Kanununa uygun araçlarla sağlanır. " şeklinde kabul edilmiş ve bu güne kadarda maddenin I. Fıkrası bu şekilde kabul edile gelmiştir.
Somut olayda, davalı işveren işyerlerinde işçilere servis hizmeti verilmediği anlaşılmaktadır. Zira, davalı taraf, bu şekilde bir hizmetin hiçbir zaman verilmediğini kabul etmiş, davacı da işyerinde servisin bulunduğu uygulamanın bu yönde olduğu noktasında bir iddia da bulunmamıştır. Buna göre işyerinde servisin bulunmadığı ihtilaf dışıdır.
İşyerinde servisin bulunması gerektiğine dair hükümler Yol-İş Federasyonu ile ...-İş Sendikası tarafından 1974- 28.02.1982 döneminde imzalanan TİS'ler ile Yüksek Hakem Kurulunca yürürlüğe konulan 01.03.1982- 28.02.1985 dönemine ilişkin TİS'te yer almaktadır.
Bundan sonra imzalanan tüm TİS'lerde ise mevcut uygulamaya devam edileceği düzenlenmiştir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, işyerinde günümüze kadar işveren tarafından (gece nöbetine kalanlar ile fazla mesai yapanlar hariç) bir servis uygulamasının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mevcut uygulamanın ise "servisin konulmaması, bu konuda işveren tarafından her hangi bir yükümlülük üstlenilmemesi" şeklinde oluştuğu da ortadadır. Zira, her yenilenen sözleşmede mevcut uygulamanın devam edeceği belirtilmiş olup, servisin olmadığı anlaşılan davalı işyerinde bu durumun devam edeceğinin sendika ve işveren tarafından kabul edildiği sonucuna varılmıştır. Bir başka ifade ile sendika ve işveren, servis uygulaması olmadığını kabul etmişler ve taraflar servisin olmayacağı üzerinden uzlaşmışlar ve uygulama bu şekilde süregelmiştir. Diğer yandan işçinin 25 seneyi geçen bir zaman sonrasında işyerinde servisin olması gerektiği iddiası ile talepte bulunmasının da iyi niyetle bağdaşmadığı ve hakkın kötüniyetli kullanılması mahiyetinde olduğu açıktır. Buna göre dava konusu isteğin reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy