MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ücret, prim, ikramiye, avukatlık ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı 26.12.2004 tarihinde davalılardan ... Genel Müdürlüğünün mülakatı ile geçici işçi olarak, davalının kuruluşu olan diğer davalı ...Ş. de avukat olarak işe alındığını, aynı gün ... Yönetim Kurulunun sınavı iptal ettiğini ve çıkışının verildiğini, 15.06.2005 tarihine kadar geçici olarak başka bir işveren nezdinde çalıştığını, davalının işlemine karşı...4.İdare Mahkemesinde iptal davası açtığını, mahkemenin 07.12.2005 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdiğini ve işe başlatıldığını, 2005/2141 E. 2006/1446 K.sayılı ve 22.06.2006 tarihli ilam ile idarenin işleminin iptal edildiğini, 26.12.2004 - 07.02.2006 tarihleri arasında 7 ay 23 gün işsiz kaldığını, bu dönemde davalının haksız çıkarma işlemi ve yürütmeyi durdurma kararını geç uygulamasından dolayı prim, ikramiye, avukatlık ücreti gibi bir takım mali haklardan ve sosyal güvencelerden mahrum kaldığını ileri sürerek ücret, prim, ikramiye ve avukatlık ücreti alacağını istemiştir.
Davalı ...Ş., davacının işe alınma, sınav ve sözleşme iptali gibi tüm işlemlerin diğer davalı ... Gen.Müd.tarafından yapıldığını, davacının 08.02.2006 tarihinde geçici işçi statüsünde avukat olarak işe başladığını, ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye tayin edildiği 14.06.2007 tarihine kadar çalıştırıldığını, 4857 sayılı kanunun 32.maddesine gör ücretin bir iş karşılığı ödeneceğinin hükme bağlandığını, davacının boşta geçen sürede çalışmış gibi kabul edilerek ücret ve diğer haklar talebinde bulunmasının yasa hükmüne uygun olmadığını, en yüksek banka mevduat faizi talep edilemeyeceğini, temerrüt şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacının kendi bünyelerinde çalışmasının olmadığını, iddia konusu dönemde çalışması olmayan davacının ücret ve çalışmaya bağlı diğer hakları talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.
Taraflar arasında davacının talep döneminde hizmet akdi ile çalışıp, çalışmadığı ve buna bağlı olarak İş Mahkemesinin görevli olup, olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya "iş mahkemesi sıfatıyla " bakmaya devam olunur.
Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Somut olayda davalı ... tarafından personel alımı için 26-29 Aralık 2004 tarihleri arasında mülakat yapıldığı, davacının avukat olarak işe alındığı ve 30.12.2004 tarihine kadar ilgili evrakları kuruma teslim ettiği anlaşılmaktadır.
Ancak ... 31.12.2004 tarihinde sınavı iptal etmiş ve davacıyı işe başlatmamıştır.
Davacı bu işleme karşı idari yargıda iptal davası açmış ve iptal kararı üzerine 08.02.2006 tarihinde işe başlamıştır.
Davacı 26.12.2004 - 07.02.2006 tarihleri arasında 7 ay 23 gün işsiz kaldığını, bunun Kurumun kusurundan kaynaklandığını iddia ederek bu dönemde çalışmış gibi ücret talep etmiştir.
Davacının talep döneminde davalı iş yerinde çalışmadığı, davacı ile davalı ... arasındaki hizmet akdinin İdari Yargı kararı üzerine 08.02.2006 tarihinde kurulduğu, talep döneminde taraflar arasında hizmet akdi olmadığı açıktır. Bu nedenle davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy