(854 S. K. m. 2, 14, 21, 23, 25, 26, 28, 41)
Davacı vekili, davacı gemiadamının yurda iade tazminatı ile ödenmeyen işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın M... Denizcilik şirketi yönünden husumetten reddine, diğer davalı B... TAŞ. Şirketi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı B... TAŞ. Şirket vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı B... şirketinin sahibi olduğu, diğer davalı şirketin işletmecisi olduğu M/V C... 1 gemisinde 20.11.2008 başlangıç tarihli sözleşmeye istinaden 27.2.2009 tarihine kadar II. kaptan olarak çalıştığını, iş sözleşmesini ücretleri ödenmediği için haklı nedenle feshettiğini, günde 12 saat çalıştığını, fazla mesai ve tatil ücretlerinin ödenmediğini, gemide yurt dışında ayrıldığını, yurda iade yükümlülüğüne uymadığını, bu nedenle Deniz İş Kanunu'nun 24. Maddesi uyarınca tazminatının tahsili gerektiğini belirterek, davacı gemiadamının yurda iade tazminatı ile ödenmeyen ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davalı M... şirketi yönünden, davacı ile M... Denizcilik Şirketi arasında iş sözleşmesine veya asıl işveren alt işveren ilişkisine dayanan bir ilişki bulunmadığını, davacının işvereninin B... şirketi olduğunu belirterek husumet itirazında bulunurken, diğer davalı şirket yönünden ise davacının fazla mesai, genel tatil ve hafta tatil ücreti alacağı taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iş sözleşmesini haklı neden olmadan fesheden davacının Deniz İş Kanunun 24. maddesinde belirtilen tazminata hak kazanamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davacının yazılı hizmet sözleşmesine istinaden davalı B... şirketi adına kayıtlı C... 1 adlı gemide 2. kaptan olarak ayda net 5.600 USD ücret ile çalıştığı, kaptanların gemide 4 er saatlik vardiyalar halinde 24 saatlik periyot içinde 8 saat çalıştığı, davacının Deniz İş Kanuna göre haftalık yasal 48 saatlik süreyi aşan çalışmasının bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde davacıya verilmesi kararlaştırılan ücrete hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin de dahil olduğu, davacının ücretlerinin davalı tarafından ödenmemiş olması sebebiyle iş akdini Deniz İş Kanunun 14/II-a,b maddeleri gereğince haklı nedene dayanarak feshettiği, Deniz İş Kanunun 21. ve 23. maddelerine göre hizmet akdinin yurtdışında gemi adamı tarafından haklı nedenle feshedilmesi halinde iş verenin gemi adamını geminin bağlama limanına iade etmekle yükümlü olduğu, geminin yurtdışında olduğu sırada hizmet akdini haklı olarak fesheden davacının Türkiye'ye dönüş masraflarını kendisinin karşıladığını gösteren belgeleri dosyaya ibraz etmediği için iddiasını ve davacının ücretlerinin ödendiğinin ve yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığının davalı tarafından yazılı ve eş değer belge ile ispatlanamadığı, her iki şirketin ortaklarından Başak'ın ortak müdür olmasının davalının her iki şirkette çalıştığını göstermeyeceği, iş sözleşmesinin davacı ile davalı B... şirketi arasında yapıldığı, davacının çalıştığı C... 1 gemisinin de bu şirket üzerine kayıtlı olduğu, davacı ile davalı M... Denizcilik şirketi arasında hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu gösteren bir kanıtın bulunmadığı gerekçesi ile davanın M... Denizcilik şirketi yönünden husumetten reddine, diğer davalı B... şirketi yönünden ise kısmen kabulüne ve ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsiline, diğer isteklerin ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Ayrıca, davacı gemiadamının Deniz İş Kanunu'nun 25/11 maddesi uyarınca hizmet akdinin sonra ermesinden sonra bir hafta içinde yurda iadesi için başvuruda bulunmadığından, yurda iade tazminatının sonuç olarak reddine karar verilmesi de isabetlidir.
2. Deniz İş Kanunu'nun 2/1. A maddesine göre Gemi sahibine veya kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kimseye işveren denir. Kanunundaki tanımdan görüleceği gibi iki türlü işverenden söze dilmiştir. Madde kapsamından da anlaşılacağı gibi işveren niteliğini kazanmak için mutlaka geminin maliki olmak zorunlu değildir. Kanunda açıkça gemi sahibinden başka kendisinin olmayan bir gemiyi kendi ad ve hesabına işleten kimsenin de işveren olacağı belirtilmiştir. Maddenin Ç bendine göre ise Kaptan veya işveren adına ve hesabına harekete yetkili olan kimseye işveren vekili denir. II. fıkrasında da İşveren vekilinin bu sıfatla gemiadamlarına karşı muamele ve taahhütlerinden doğrudan doğruya işveren sorumlu olacağı belirtilmiştir. Kaptanın yaptığı işlemler nedeni ile örneğin gemiadamına fazla mesai yaptırması, ikramiye takdir etmesi gibi durumlarda ödenmesinden işveren sorumludur. Kaptanın yaptığı işlemler işvereni kural olarak bağlar.
Davacı vekili, davacının çalıştığı geminin kayden B... şirketi üzerinde görünmesine rağmen, işletenin diğer davalı M... şirketi olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu belirtmiştir. Ticaret Sicil kayıtlarına göre her iki şirketin adresleri, faaliyet alanları ve ortaklarından bazıları aynıdır. Diğer taraftan işvereni temsil eden kaptan ile yapılan yazışmalar ise M... Denizcilik şirketi tarafından yapılmıştır. Keza kaptan tarafından düzenlenen ayrılış ordinosu, deniz hizmet belgesinde gemi sahibi davalı B... şirketi, işleteni ise davalı M... şirketi olarak belirtilmiştir. Bu maddi delillere göre davalı M... Denizcilik şirketinin gemiyi işleten olduğu ve işveren sıfatının bulunduğu açıktır. Hüküm altına alınacak alacaklardan gemi sahibi diğer şirket ile birlikte sorumlu olması gerekir. Mahkemece davalı M... Denizcilik şirketi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalıdır.
3. Gemide çalışanların yaptıkları işin niteliği ve özelliği gereği çalışma süreleri de diğer çalışanlara göre farklı düzenlenmiştir. Deniz İş Kanunu kapsamına giren ve uzak yol seferi yapan gemilerde hem iş süresi hem de bu sürelerin dışında gemide kalma zorunluluğu nedeniyle geçen diğer süreler büyük önem taşımaktadır. Yakın yol seferi veya iç sularda günlük sefer yapan gemilerde ise gemiadamlarının gemide kalma zorunlulukları bulunmadığından iş süreleri de fazla bir özellik göstermez. Deniz İş Kanunu'nun 26/1 maddesine göre Genel bakımdan iş süresi, günde sekiz ve haftada kırksekiz saattir. Bu süre haftanın iş günlerine eşit olarak bölünmek suretiyle uygulanır. Kanununda 4857 sayılı İş Kanunu'ndan farklı olarak hem haftalık, hem de günlük çalışma süresi belirlenmiştir.
Deniz İş Kanunu'nun 26/2 maddesine göre iş süresi, gemiadamının işbaşında çalıştığı ve vardiya tuttuğu süredir. Gemiadamının gemide bulunduğu sürelerin tamamı çalışma süresi olarak kabul edilemez. Gemiadamının fiilen çalıştığı veya fiilen çalışmamakla birlikte gücünü işverenin emrinde bulundurduğu, iş verilmesi veya çıkması için beklediği süreler çalışma süresinden sayılmalıdır.
Deniz İş Kanunu'nun 28/1 maddesine göre Bu kanuna göre tespit edilmiş bulunan iş sürelerinin aşılması suretiyle yapılan çalışmalar, fazla saatlerde çalışma sayılır. İş Kanunu kapsamında çalışan işçinin fazla çalışma yapması için onayının alınması gerekirken (Md. 41/7) Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan gemiadamı için bir onay veya rıza aranmamaktadır. Gemiadamının işvereni, herhangi bir nedene dayanmak zorunda olmaksızın gemiadamına fazla saatlerle çalışma yaptırabilir.
Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan gemiadamının iş başında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süreler, günlük 8 veya haftalık 48 saati aştığı takdirde gemiadamının fazla çalışma yaptığı ortaya çıkar. Gemiadamının ister seyir halinde olsun, ister limanda gemi içinde iken çalışmadan veya vardiya tutmadan geçirdiği süre fazla çalışma olarak değerlendirilemez, gemiadamının haftalık esasa göre fazla çalışmasının tespit edilmesi için gemiadamının haftanın 7 günü çalışması gerekmektedir. Aksi halde günlük çalışma esasına göre fazla mesai belirlenmelidir. Deniz İş Kanunu'nun 41. maddesi dikkate alındığında, liman ve şehir hattı gemilerde çalışanlar bunun dışındadır. Sadece bu gemiler dışında, örneğin uzak sefer yapan gemilerde çalışan gemiadamlarının işin gereği olarak altıncı günden fazla yedi gün çalışması söz konusu olabilir.
Deniz İş Kanunu'nun 28/son fıkrasına göre Fazla saatlerle çalışmaları belgelemek üzere işveren veya işveren vekili noterden tasdikli ayrı bir defter tutmak zorundadır. Kanunun 26/3 maddesinde de 3. fıkrada ise işveren veya işveren vekilinin, gemiadamının vardiyalarını yemek ve dinlenme zamanlarını bir çizelge ile belirtmek ve bu çizelgeyi gemiadamlarının görebilecekleri bir yere asmak zorunda olduğu belirtilmiştir.
Davacı gemiadamı, davalı gemide fazla mesai yaptığını iddia etmiş, bu konuda tanık dinletmiş, İngilizce tanzim edilen vardiya çizelgeleri sunmuştur. Mahkemece bu çizelgeler tercüme edilmeden, gemide Kanunu'nun 26 ve 28. maddeleri gereğince tutulması gereken vardiya çizelgeleri ve fazla saatlerle çalışmaları belgeleyen noter tasdikli defter getirilmeden karar verilmiştir. Sunulan kayıtlar tercüme edilmeli, vardiya çizelgesi ve defter getirtilmeli, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek davacının fazla saatlerle çalışması olup olmadığı belirlenmeli ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile fazla mesai ücret alacağının reddi isabetsiz olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy