(2821 S. K. m. 31, 32) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki Diyarbakır ödeneği ve arazi ödeneği alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.5.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat N. Ö. Ç.yle davacı adına Avukat Y. A. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi N. D. C. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı şirketin Diyarbakır'daki işyerinde çalıştığını, davalı şirketle davacının üyesi olduğu Petrol-İş Sendikası arasında uzun yıllardan beri toplu iş sözleşmeleri bağıtlandığını ve en son 1.4.2008-31.3.2010 arası geçerli toplu iş sözleşmesinin imzalandığını, davalı işverence sendika üyesi işçilere TİS ile tanınan hakların sendika üyesi olmayan işçilere de uygulandığını, ayrıca işverenin Toplu İş Sözleşmesinin 38/D maddesinde yer alan sahra primini sendikasız işçilere aynı miktar ve aynı tarihte ödediğini, ancak bu ödemenin ücret bordrolarında aylık ikramiye kalemi karşısında gösterildiğini, bunların yanı sıra yine sendikasız işçilerden Diyarbakır işyerinde çalışan işçilere bir günlük birim ücretlerinin 30 ile çarpımı sonucunda elde edilen miktarın %40'ı oranında arazi ödeneğinin fiili çalışma veya arazide çalışmaya bakılmaksızın ödendiğini ve keza bir günlük birim ücretlerinin 30 ile çarpımı sonucunda elde edilen miktarın %38'i oranında Diyarbakır Ödeneği adı altında ayrı bir ödeme daha yapıldığını, toplam %78 oranındaki bu ek ödemelerin sadece aynı ilde ve aynı işyerinde çalışan sendikasız işçilere yapılmakla sendikalı- sendikasız işçi ayrımı yapıldığını, Petrol -İş Sendikası tarafından davalı şirkete ve şirketin üyesi olduğu Kiplas İşverenler Sendikasına gönderilen 17.11.2006 tarihli yazıyla sendikasız işçilere toplu iş sözleşmesi ve üstünde haklar uygulanmaması, aksi halde bu ödemelerin sendikalı işçilere de aynı tarih itibariyle uygulanması gerektiği, uygulamaya devam edilmesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtarında bulunulduğunu, davalının kapsam dışı sendikasız işçilere toplu iş sözleşmesi ve üzerinde haklar ödenmediğinin 30.11.2006 tarihli yazıyla bildirildiğini, ancak ödemelere devam edildiğini, davalı işveren tarafından kapsam içi sendikasız işçilere yapılan bu ödemelerin taraflar arasında geçerli Toplu İş Sözleşmesinin 4/D maddesine aykırı olduğunu beyanla 1.4.2006 tarihinden dava tarihine kadar toplu iş sözleşmesi üstünde ödenen arazi ödeneğiyle Diyarbakır ödeneğinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davalı şirketin sendikalı işçilere sağlanan diğer yan ödemelerin sendikasız çalışanlara sağlanamamasından dolayı oluşan gelir farklılığını ortadan kaldırmak için ödediği Diyarbakır ödeneğiyle arazi ödeneğinin, diğer sendikalı işçilere de uygulanmasının sendikalı -sendikasız işçiler arasında ayrıma sebep olacağını, sendikasız işçilere TİS ve üstünde haklar sağlanmadığını, Arazi Ödeneği ve Diyarbakır Ödeneğinin 1.4.2008 tarihinden geçerli TİS'den çok önce de ödendiğini, yeni bir uygulama olmadığını, ayrıca bu ödemelerin ücret ödemesi olmayıp sendikasız işçilerin temel ücretine ek olarak yapılan yan ödeme niteliğinde sosyal yardım olduğunu, ödemenin amacının sendikalı işçilerle sendikasız işçiler arasındaki ekonomik olarak ortaya çıkan eşitsizliği gidermek olduğunu, davacının TİS kapsamında olup sendikasız işçilerden daha çok gelir elde ettiğini, davalı şirketin iyi niyetli olarak sendikalı olmayan güvenlik görevlilerine yaptığı sosyal ödemelerin sendikalı işçilere yansıtılmasının söz konusu olamayacağını, ayrıca davacının çalışma koşullarıyla kapsam dışı sendikasız güvenlik görevlilerinin çalışma koşullarının farklı olduğunu, davacının daha önce aynı istemle Diyarbakır İş Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, kesin hüküm bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Öncü dava olarak C. Y. isimli işçi tarafından aynı istemle açılan ve Ankara 1. İş Mahkemesi'nin 2008/96 esasına kayden görülen davada verilen karar Dairemizin 21.7.2009 tarih ve 2009/10498-21878 E. K sayılı ilamı ile ....Karşılaştırmanın yapıldığı sendikasız işçiyle davacının aynı konumda çalışan işçiler olup olmadıkları tam olarak anlaşılamadığı gibi, Nisan 2006 sonrası için hesaplama yapıldığı halde, karşılaştırmanın ne sebeple Mart 2007 sonrası bir yıllık süre için yapıldığı da belirlenememiştir. Yine davacı işçiyle emsal olduğu ileri sürülen işçi yönünden sağlanan menfaatlerin karşılaştırılmasında yer alan hesap unsurlarının aynı olmadığı da görülmektedir.
Sözü edilen ödemelerle ilgili olarak hak kazanma ve hesap yönlerinden işyeri uygulaması araştırılmalı, davacının adı geçen ödeneklere hak kazanacak şekilde bir çalışmasının olup olmadığı da belirlenmelidir. Konunun özelliği gereği biri özel güvenlik uzmanı, diğeri mali müşavir ve bir hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden denetime elverişli şekilde rapor alınmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir. gerekçesiyle bozulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalı şirketin Diyarbakır'daki işyerinde çalışan sendikaya üye güvenlik görevlisi olan ve olmayan birçok işçi tarafından aynı istemle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Ankara ilindeki farklı mahkemelerde görülen bu davalarda Dairemiz tarafından C. Y. isimli işçinin açtığı davada verilen bozma ilamı çerçevesinde yargılama yapılarak farklı farklı bilirkişi heyetlerinden veya tek bilirkişiden raporlar alınmıştır. Söz konusu bilirkişi raporları aynı zamanda bu dosyaya da taraf vekillerince ibraz edilmiştir. Aynı olaya dair olan mübrez bilirkişi raporlarında farklı değerlendirmeler yapıldığı ve buna bağlı olarak birbiriyle çelişkili sonuçlara ulaşıldığı görülmektedir. Davalı vekili bu raporları itiraz dilekçesine ekleyerek hükme esas raporla diğer mahkemelerde görülen davalarda tanzim edilen sunduğu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin bu itirazı konusunda ek rapor tanzim edilmiş ise de ek rapor itirazları karşılamaktan uzaktır.
Öte yandan dosya içinde bulunan ve bu davada da dikkate alınması gereken emsal niteliğindeki Dairemizin C. Y. davasında verdiği bozma ilamında belirlenen gerekler tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında sendikalı ve sendikasız işçilere sağlanan menfaatlerin karşılaştırılmasında esas alınan hesap unsurlarının aynı olmadığı belirtilmek sureti ile her iki işçi grubuna sağlanan menfaatlerin aynı hesap unsurları baz alınmak suretiyle karşılaştırılması yönünden eksiklik bulunduğu noktasına işaret edilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda bu hususta bir hesaplama yapılmadığı, sendikalı ve sendikasız işçilere işveren tarafından sağlanan menfaatlerin karşılaştırılması yoluna gidilmediği, davalı işverenin sendikasız işçilere TİS ile getirilen akçalı hakların dışında ve üstünde ödemelerde bulunması nedeni ile TİS'nin 4/D maddesi uyarınca bu ödemeleri aynen ve tüm sendikalı işçilere de ödemesi gerektiği yönünde mütalaa bildirildiği görülmektedir.
Nitekim Ankara 1. İş Mahkemesince görülen toplam 51 adet davada verilen red kararları emsal bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediği, çelişkiler giderilmeyip itirazlar karşılanmadığı gerekçesiyle Dairemizin 22.3.2011 tarih ve 2010/38783 Esas-2011/8078 (ve devamı) Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bu sebeple Mahkemece dosyaya taraf vekillerince sunulan farklı mahkemelerde aynı istemlerle açılan davalarda tanzim edilen bilirkişi raporlarını irdeleyecek, aradaki çelişkiyi giderecek, tarafların itirazlarını, iddia ve savunmalarını değerlendirecek ve emsal davalardaki bozma ilamı gereklerini karşılayacak şekilde konusunda uzman farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 825.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy