MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, ücret, ilave tediye ve ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı bakanlık emrinde çalıştığını, 11. 12. 13. ve 14. dönem Toplu İş Sözleşmelerinin tarafı olan Türkiye Orman İşçileri Sendikası üyesi olduğunu 31.12.2004 tarihinde sona eren toplu iş sözleşmesinin ardından yeni bir sözleşme imzalanmadığını, anılan sözleşmelerde ücret artışı hükümlerinin ücretine tam yansıtılmadığını, 31.12.2004 tarihinden sonraki dönemde ise ücret artışının geç ve eksik uygulandığını beyanla, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, alacakların zamanaşımına uğradığını toplu iş sözleşmelerinin 40. maddesine uygun olarak yevmiye tespitlerinin yapılarak ücretlerine yansıtıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, istek konusu dönemde eksik ödeme yapıldığının bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davaya konu taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda, 31.12.2004 tarihinde süresi sona eren toplu iş sözleşmesinin süresinin ardından yenisinin henüz imzalanmadığı dönemde her altı ayda % 5 ücret artışına gidilmesi gerektiği belirtilerek hesaplamaya gidildiği açıklanmıştır. Hesap raporu belirtilen noktadan denetime elverişli değilse de, süresi sona eren toplu iş sözleşmesinde periyodik ücret artışlarını öngören hükümlerin süre bitiminde ücret artışları yapılması yönünde uygulanmaya devam edilmesi doğru değildir. Belirtilen yönlerden denetime elverişli hesap raporu alınmalı ve davaya konu fark isteklerin dayanağı açıklanarak hesaplamaya gidilmelidir.
Öte yandan toplu iş sözleşmesinin sona erdiği 31.12.2004 tarihi sonrası için daimi işçilerin kıdem terfiini öngören toplu iş sözleşmesinin 33. maddesinin uygulanması ve belirtilen dönemlerde kıdem terfi zammı yapılması da hatalıdır.
3- Mahkemece hüküm fıkrasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde kabul edilen alacakların faiz başlangıçlarının açıkça gösterilmemesi, dava ve ıslahtan denmek suretiyle infaza elverişsiz şekilde karar verilmesi de hatalıdır. Ayrıca 31.12.2004 sonrasında doğan ve
toplu iş sözleşmesine dayanamayan alacaklar bakımından en yüksek işletme kredisi faizine karar verilmesi de doğru değildir. 31.12.2004 tarihinden sonra doğan ücret ve ikramiye alacakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi gereği bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.