MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan ... Mücevherat San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminde özetle:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ilk önce davalılardan ... Gümüş Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'inde çalışmaya başladığını, daha sonra ise diğer davalı şirkette çalışmasına devam ettiğini ve ekonomik kriz nedeni ile iş akdinin 09.02.2009 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
B)Davalılar cevaplarında özetle:
Davalı ... Mücevherat....Ltd Şti vekili cevabında özetle; davalı şirketlerin ayrı ayrı şirketler olduğu her iki şirketin davacının çalışması ile ilgili olarak kendi dönemleri ile sorumlu olduklarını, davacının iş akdinin ekonomik kriz nedeni ile değil, diğer işçilere sataştığı için feshedildiğini savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ......Ltd Şti, suruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ... Mücevherat...Ltd Şti tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta mahkemece tefhim edilen kısa karar aynen;
“1-davacının davalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı ihbar tazminatı alacağı ve fazla mesai alacağı ile ilgili davasının 29.07.2010 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak kabülüne,
2- fazla mesai ücretinden %30 oranında hakkaniyet indirim yapılmasına,
3- davacının yıllık ücretli izin ile ilgili davasının reddine” şeklinde oluşturulmuştur.
Kısa kararın, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 388.maddesine aykırı bir biçimde oluşturulduğu gibi davada birden fazla davalı olmasına karşın, hükmün esasını teşkil eden ve tefhim edilen kısa kararda hükmedilen hak ve alacaklardan hangi davalı olduğu belirtilmeksizin davalının sorumlu tutulduğu anlaşılmıştır.
İnfaza konu gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise hak ve alacakların “ davalılardan müştereken ve müteselsilen " tahsiline şeklinde hüküm kurularak kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuştur.
Bu husus 6100 sayılı HMK. nun 298/2. maddesinde de özellikle düzenlenmiştir.
Verildiği tarih itibarı ile göre Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararına ve HUMK. nun 388, HMK.’un 297,298 ve 321. Maddelerine aykırı olan kararın bozulması gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı salt sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy