MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile maaş ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılı Nisan ayına davalı şirkete ait ... adlı işyerinde işe başladığını ve 19.01.2010 tarihine kadar asgari ücret üzerinden kesintisiz çalıştığını, birkaç aydır ekonomik sıkıntıları olduğunu bahane eden işverenin davacı ve başka çalışanların maaşlarını ödemeye yanaşmadığını, son olarak 19.01.2008 ekonomik sıkıntı içerisinde olduğunu ve artık maaşları ödeyemeyeceğini beyan ederek davacının iş akdini feshettiğini, işverence davacının son maaşı ödenmediği gibi, kıdem ve ihbar tazminatının da ödenmediğini iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı ve maaş alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı iddiasının doğru olmadığını, davacı işçi tarafından dava açıldığı tarihte halen müvekkili şirket tarafından sigortasının yatırıldığının görüleceğini, yani dava açma tarihinde davacının hala müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, iş akdi son bulmadan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinde bulunan davacının kötü niyetli olduğunu, davacının bu davayı açtıktan sonra müvekkili şirketteki fiili çalışmasına son verdiğini, ancak dava sonrası bile müvekkili şirketin davacının sigorta primlerini yatırmaya devam ederek işine dönmesini beklediğini, ancak bu güne kadar davacının işine geri dönmediğini, bu nedenle artık müvekkili şirket lehine iş akdini haklı nedenle fesih hakkı doğduğunu, müvekkili şirketin ekonomik durumunda sıkıntılar olduğunun doğru olduğunu, zira bu durumu en iyi 5 yıla yakın bir süredir yanında çalışan davacının bildiğini, şirketin duruma ilişkin çalışanlarını bilgilendirmek ve gerekli önlemlerin alınması konusunda onların da fikrini alabilmek amacıyla bir bilgilendirme toplantısı yaptığını, bu toplantıda çalışanların iş akitlerinin son bulduğu ve işçilerin işlerine son verildiği şeklinde bir karar alınmadığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, ayrıca davacının dava tarihine kadar ödenmeyen maaşı da bulunmadığını, dava açma tarihinde iş akdi devam eden davacının tüm talepleriyle birlikte davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işverence haksız olarak ve ihbar öneline uyulmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde faiz talep etmiş ise de, ıslah dilekçesinde açıkça faiz talebine rastlanılmamıştır. Buna rağmen mahkemece ıslah edilen alacaklar bakımından da faize hükmedilmesi taleple bağlılık kuralının ihlali niteliğinde olup bozma nedeni ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3 maddesi yollaması ile HUMK madde 438/7 uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün 1. Fıkrasının a, b, c bentlerinin tamamen çıkartılarak yerine,
“a-3.446,55 TL kıdem tazminatının, 1.000 TL’sinin iş akdinin feshedildiği 19.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, bakiyesinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)1.360,80 TL ihbar tazminatının 500,00 TL’lik kısmının 27.01.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, bakiyesinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)521,89 TL ücret alacağının 500,00 TL’lik kısmının 27.01.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, bakiyesinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” yazılarak hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 19.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy