MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ücreti, ücret alacağı, ilave tediye alacağı, hafta tatili ücreti, ikramiye alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı işletmede 10.08.1993 ile 20.08.2006 tarihleri arasında davalı işletmenin değişik bölümlerinde, en son da ... Orman İşletme Şefliğinde aralıksız ve kesintisiz olarak odacı, bekçi, kaloriferci ve santral görevlisi işlerinde 13 yıl kesintisiz çalıştığını, devamlı işçi olmasına rağmen davalı kurumun SGK'na eksik bildirimlerde bulunduğunu ve ücretinde eksik ödendiğini, davacının bu hususu davalı kuruma bildirdiği halde netice alamadığını, işyerinde TİS ve sendikanın olduğunu, davalı kurumda her yıl iki ikramiye ve üç ilave tediye ücreti ödediğini, yıllık 5-6 ay ücret ödenmediği gibi iki ikramiye ve üç ilave tediye ücretinin de ödenmediğini, bu ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile işten ayrıldığını belirterek eksik ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, resmi tatil ve pazar ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacının idarede 05.08.1993 ile 20.08.2006 tarihleri arasında mevsimlik işçi pozisyonunda çalıştığını, davacının 18.08.2006 tarihinde idareye dilekçe vererek 20.08.2006 tarihi itibari ile iş sözleşmesinin askıya alınması ile işten ayrılmak istediğini, ... Belediyesinde işe başlayacağını belirterek iş akdini feshettiğini, davacının sürekli ve kesintisiz olarak çalışmadığını, iş akdinin askıya alındığı sürelerin dışında idarelerinde çalıştığını ve çalıştığı gün kadar sigorta primlerinin yatırıldığını, TİS ve sendikadan yararlandığını, altı aylık dilimlerde iki maaş ve bir ikramiye ilave aldığını, giyim yardımından faydalandığını, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemden alacağının kalmadığını, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı hak kazanmasının mümkün olmadığını, puantajlardan da anlaşılacağı üzere davacının 45 saatten fazla çalışmadığını, fazla mesai yapmadığı ve tatillerde çalışmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve 20.01.2009 tarihli duruşmada zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, davacı işçi her ne kadar işten kendi rızası ile ayrılıp başka bir iş yerinde işe başlamış ise de daimi işçi olduğu ve kesintisiz çalıştığı halde mevsimlik işçi kabul edilerek eksik ücret, sosyal yardım ve ikramiye v.s haklarını alamadığı için haklı sebeple sözleşmeyi feshettiği gerekçesiyle kıdem tazminatı talebi kabul edilmiş, kesintisiz çalışmaya bağlı ücret, ilave tediye, ikramiye farkları ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ile yıllık izin ücreti isteklerinin de kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi iş sözleşmesinin askıya alındığı dönemlerde ara vermeksizin işyerinde değişik işlerde çalışmaya devam ettiğini ileri sürmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanları, vizite kağıdı ve sağlık belgeleri ile işin niteliğine göre aralıksız çalışma esasına göre hesaplamalara gidilmiştir. Davalı tanıkları ise, mevsim dışında zaman zaman vahidi fiyatla değişik işlerde çalıştıklarını açıklamışlardır. Bilirkişi raporunda ücret hesaplamalarında, davacıya vahidi fiyatla çalıştığı dönemlerle ilgili olarak yapılan ödemeler de düşülmüştür.
Mahkemece, davacı işçinin 1993- 2006 yılları arasında sürekli çalıştığı kabul edilerek fark isteklere dair hüküm kurulmuştur. Davalı işveren kamu kurumu olup, vahidi fiyatla çalışma şeklinde dahi yapılan ödemeler kayda dayanmak zorundadır. Davacının sigortasız olarak çalıştığı iddia edilen döneme ait varsa tanık beyanlarında geçen puantaj kayıtları getirtilmeli, aynı dönemde davacıya vahidi fiyatla günlük ücret ödenmesine dair kayıtlar istenmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının işyerinde çalışmasının olmadığı dönemde işveren kayıtlarına göre bir çalışmasının belirlenmesi durumunda salt bu günler için sigortaya bildirilmeyen çalışmaların varlığı kabul edilmeli ve resmi kayıtlarla yer alan çalışma sürelerine göre hesaplamaya gidilmelidir.
Davacının yazılı delillerle kanıtlanan çalışma sürelerine göre hak kazanma ve hesap noktasında yeniden bir değerlendirmeye gidilerek davaya konu isteklerle ilgili bir karar verilmelidir.
3-Davacı işçi yaklaşık 13 yıllık çalışmaları için bir kısım tazminat ve işçilik alacakları istekleriyle bu davayı açmış, davalı işveren yasal süresi içinde zamanaşımı defini ileri sürmemiştir. Ancak 29.01.2009 tarihinde 10 celsede davalı vekili zamanaşımı defini ileri sürmüş, davacı asil duruşmada hazır olduğu halde zamanaşımı definin süresinde yapılmadığına dair açıkça ve hemen karşı çıkmamıştır. Davacı vekili bir sonraki oturum olan 11. celsede, geçen celse yapılmış olan zamanaşımı defini kabul etmediklerini bildirmiştir. Davalının yasal süresi geçtikten sonra yapılan zamanaşımı define karşı, duruşmada hazır olan davacı taraf açıkça hemen karşı çıkmadığı için zamanaşımı defi değerlendirilmeli ve kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti dışında kalan istekler bakımından dava tarihinden geriye gidilerek son 5 yıl öncesinde kalan alacakların zamanaşımına uğradığı kabul edilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy