MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, izin ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, depo sorumlusu olarak çalışıp her gün 10 saat çalışmak suretiyle fazla mesai yaptığını, aynı zamanda ulusal bayram ve genel tatillerde de çalıştığı halde bu çalışmaları karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, depo sorumlusu olmasına rağmen görev tanımına girmeyen temizlik, çöp toplama v.s. işlerin de işverence tevdii edilmesi ve işçilik haklarının ödenmemesinden dolayı iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacının fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarını ıslah ile artırmasından sonra davalı yasal süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece davalının itirazı değerlendirilmeden anılan alacaklara hükmedilmesi isabetsizdir.
3.Ayrıca mahkemece her bir kalem alacak hakkında ayrı ayrı miktarları gösterilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir miktara hükmedilmesi de doğru değildir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy