MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili, davacı işçinin ödenmeyen fazla mesai ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, santralde koruma görevlisi olan davacının fazla mesai yapmasına rağmen ücretinin ödenmediğini belirterek, ödenmeyen fazla mesai ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının aylık çalışmasının 195 saati geçmediğini, geçtiğinde de ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davacının çalışmalarına ilişkin puantaj kayıtlarının getirtildiği getirtilen işyeri belgelerine göre davacının fazla çalışmasının bulunmadığı, davacının vardiya usulüne göre çalıştığı ve davacıya vardiya primlerinin ödendiği, böylece ispat yükü kendisine ait olan davacının fazla çalışma olgusunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Davacı vekili, aynı konumda çalışanlara ait kesinleşen emsal kararları gerekçe göstererek kararı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Bir işyerinde vardiyalı çalışma düzeninin olması, o işyerinde fazla çalışma yapılmadığının göstergesi değildir. Bu nedenle vardiya çalışmasına bağlı primin ödenmesi, fazla çalışma ücretinin de ödendiği anlamına gelmemelidir. Kısaca vardiya primi, fazla çalışmanın karşılığı değildir.
Diğer taraftan bir işyerinde görev yeri ve önemi farklı olmadığı sürece, aynı görevde ve aynı vardiya sistemine tabi çalışanların mesai sürelerinin aynı olması, fazla mesai yapılmış ise bu sisteme dahil olanların hepsinin yapmış olması gerekir. Bir kısmi için fazla mesai kabul etme, diğerleri için kabul etmeme çelişki oluşturacağından, çelişkinin giderilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda getirtilen işyeri belgelerine göre davacının fazla çalışmasının bulunmadığı, davacının vardiya usulüne göre çalıştığı ve davacıya vardiya primlerinin ödendiği, böylece ispat yükü kendisine ait olan davacının fazla çalışma olgusunu ispat edemediği belirtilmiştir. Ancak davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve aynı işte ve aynı çalışma düzeninde çalışan işçilerle ilgili Dairemiz incelemesinden de geçen emsal dosyalarda, işyerinde fazla mesai yapıldığı ve fazla mesai ücretinin ödenmediği kabul edilmiştir(Dairemizin 2011/5237 E, ve 2010/20967 Esaslar). Bilirkişi raporunda emsal bu kararları dikkate almadığı gibi raporun da kayıtları yeterince incelemediği, denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle kayıtlar ve emsal kararlar konuda uzman bilirkişiye incelettirilmeli, davacının aynı çalışma düzenine tabi olup olmadığı, fazla mesai yapıp yapmadığı çelişki giderilerek belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Hatalı gerekçe ve eksik inceleme ile davacının fazla mesai isteğinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.