MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, ihbar tazminatı, izin ücreti alacağı, prim alacağı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 21/10/1996-31/03/2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çeşitli kademelerde çalıştığını, iş aktinin haksız bir şekilde sona erdirildiğini, iş akti feshedilirken ödeneceği söylenen 4 maaş tutarındaki primin ödenmediğini, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin eksik ödendiğini, çalıştığı süre içinde bölge müdürü, satış müdürü, geleneksel kanal satış müdürü olarak yöneticilerinin emir ve talimatı altında fazla mesai yaptığını, bayram ve genel tatillerde de çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek ihbar tazminatı,izin ücreti, fazla mesai, bayram ve genel tatil mesai ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde davacının taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 21/10/1996 tarihinden 31/03/2009 tarihine kadar Avrupa ve Trakya Bölge Müdürü olarak yönetici pozisyonunda çalıştığını, dinlenme süreleri çıkarıldığında davacının haftalık 45 saatlik çalışma yaptığını, hedef primi ile çalışması nedeniyle fazla mesai talep edemeyeceğini, kaldı ki üst düzey yönetici olup mesai saatlerini kendisinin düzenlediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece tanık beyanlarına göre davacının üst düzey yöneticilerine bağlı olarak onların emir ve talimatları altında çalıştığı ve bu nedenle yıllık 270 saati aşan fazla çalışma ücretini talep edebileceği, genel tatillerde çalışma yapması nedeniyle genel tatil alacağı olduğu, tanık beyanlarından iş akti sona eren bölge müdürlerine 4 aylık maaş tutarında ödeme yapıldığı, davacıyada bu yönde ödeme yapılacağı konusunda taahhütte bulunulduğu ancak ödenmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacının fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Mahkemece davacının bu talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından davacının davalı şirkete bağlı olarak 1996-2007 yılları arasında değişik görevlerde bulunduğu en son Avrupa ve Trakya Bölge Müdürü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davacının hesaplamalara esas dönem itibari ile yaptığı görevler dikkate alınarak ( organizasyon şemasında üstünde amirinin olup olmadığı önemli olmayıp) fiilen çalıştığı yerde üstünde ona emir ve talimat veren amirinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, araştırma sonucu davacının çalıştığı yerde kendisine emir ve talimat veren bir amirinin bulunmadığının anlaşılması halinde mesai saatlerini kendisinin düzenlediği kabul edileceğinden fazla mesai ücret talebinin reddine karar verilmelidir.
Yapılan araştırma sonunda, davacının çalıştığı yerde kendisine emir ve talimat veren bir amirinin olduğu tespit edildiği takdirde davacının fazla mesai alacağı değerlendirilmelidir.
Davacı kendisine bağlı satış şefi ve satış temsilcilerini denetlemektedir.
Davacının satış temsilcilerinin çalışma sistemine paralel bir çalışma sistemi ile çalıştığı, tıpkı satış temsilcileri gibi belli hedeflerin gerçekleştirilmesine bağlı olarak prim karşılığı çalıştığı anlaşıldığından, yapılan prim ödemelerinin fazla mesaisini karşılayıp karşılamadığı araştırılıp belirlenmelidir.
Bu araştırma sonucunda davacıya ödenen primlerin yaptığı fazla mesai karşılığı ödenmesi gereken ücreti karşılamadığının anlaşılması halinde aradaki farkın davacıya fazla mesai ücreti olarak ödenmesi gerekmektedir.
Mahkemece açıklanan bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
3-Davacının prim alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusu taraflar arasında ihtilaflıdır.
Mahkemece tanık beyanları ve sunulu prim tahakkukuna ilişkin bordroya istinaden davacı lehine akdin feshine bağlı prim alacağı hüküm altına alınmış ise de, bu hususta mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Zira hükme esas davacı tanıklarının iş akdi feshedilen bölge müdürlerine teşekkür mahiyetinde 4 maaş tutarında prim ödendiğine dair beyanları soyuttur. Davacıya 4 maaş tutarında prim tahakkukuna ilişkin bordro ise davalı vekilinin itirazları karşısında tek başına yeterli değildir.
Bu nedenle işyerinde iş akdi feshedilen bölge müdürlerine prim ödemesi yapıldığı konusunda bir işyeri uygulaması olup olmadığı sorulmalı, davacı ile aynı tarihlerde iş akdi feshedilen bölge müdürleri var ise bunlara yapılan ödeme belgelerinin ve prim ödemesine ilişkin belgelerin celbi ile bunların dosyadaki tanık beyanları ve mevcut diğer deliller ile birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.