MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı ve karşı davalı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı ise 5.250.00 euro alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen kabul etmiş, karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı ve karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı Karşı Davalının İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin ... Ev ... adlı işyerinde 07.01.2004-10.08.2007 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalıştığını, 10.08.2007 tarihinde işveren tarafından işten çıkarıldığı, davalı işverene sözlü ve yazılı olarak kıdem tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunduğu, ancak bu taleplerinin reddedildiği, müvekkilinin işverenin ödeme güçlüğü çektiği dönemde işyerinin borçları nedeniyle telefonlarının kapandığını, müvekkilinin işyerine kendi adına telefon bağlattığını, işverenin borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, işyerine alınması gereken malzemeleri almak zorunda kaldığını, tüm bu harcamaları işverenden alırım diye yaptığını, buna rağmen müvekkiline bir ödeme yapılmadığını savunarak kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, resmi bayram çalışma alacağının, ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı karşı davacının vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının işten çıkarıldığı iddiasını kabul etmediklerini, işyerini ve müvekkilini ekonomik zarara uğratan ve bu durum ortaya çıkınca bir daha işyerine gelmeyenin davacı olduğunu, müvekkilinin söz konusu işyerini dayısının maddi destekleri ile açtığını, müvekkilinin dayısının yurtdışında olduğunu zaman zaman müvekkiline para gönderdiğini, müvekkilinin askere giderken işlerin aksamaması için işyerini vekâletname ile davacıya bıraktığını, müvekkilinin dayısının da o dönemde paraları davacı adına gönderdiğini, davacının gönderilen paralarla faturaları, vergileri ödemesi gerekirken ödemeyerek işyerini zarara uğrattığını, müvekkilinin dayısı tarafından bu durumun tespit edilmesinden sonra davacının bir daha işyerine gelmediğini, 4857 sayılı yasanın 25/II-e maddesi uyarınca haklı fesih hakkı bulunmasına rağmen müvekkili tarafından bu hakkın kullanmamasına rağmen davacının bu davayı açmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını,
kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; karşılık davasında ise karşı davalı ...'un davacıya ait işyerinde 07.01.2004-10.08.2007 tarihleri arasında çalıştığı, davacının askere giderken davacıya genel vekâletname bıraktığını, müvekkilinin dayısı tarafından işyerinin vergileri, faturaları, işçi ücretleri gibi giderlerin ödenmesi için gönderilmiş olan 5.250,00 Euro'nun davalı tarafından çekildiğini, ne işçi ücretlerinin ne de diğer giderlerin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin maddi olarak zora soktuğunu iddia ederek 5.250,00 Euro alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacı karşı davalının davasının kısmen kabulüne, davalı karşı davacının davasının reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı karşı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında dava dışı ... ... ve ... ... tarafından davacı karşı davalı ...’a gönderilen paraların işyeri giderleri için harcanıp harcanmadığı hususunda uyuşmazlık vardır. Davacı karşı davalı vekili cevaba cevap dilekçesinde “işyerinde antik, turistik süs eşyaları yapıldığını, üretilen eşya yurtdışında bulunan ... ... isimli kişiye gönderildiğini, bu kişi tarafından satışının yapıldığını, satış bedelinin bir kısmının ... ... tarafından davalıya ve zaman zaman da müvekkili davalıya gönderildiğini” açıkça beyan etmiştir. Bu durumda ... ... tarafından davalı karşı davacı ...’a havale yolu ile gönderilen 5.250 €’nun davalı işyeri adına gönderildiğinin kabulü kaçınılmazdır.
Mahkemece işyeri için gönderilen bu paranın işyerinin masraflarına harcanmadığının tespiti halinde davacı karşı davalıdan tahsili gerekeceğinin gözetilmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy