MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmada özetle, müvekkilinin davalı işyerinde 10.01.2001- 18.01.2010 tarihleri arasında güvenlik amiri olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, en son asgari geçim indirimi dahil aylık net 750.00 TL ücret aldığını iddia ederek 6.100.00 TL kıdem tazminatı ve 2.225.00 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 8.325.00 TL alacağın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmada özetle, davacının müvekkili şirkette 10.01.2001 tarihinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, çalıştığı sürede çok sayıda disiplinsiz davranışlarının bulunduğunu, bu davranışları sebebiyle her seferinde savunmasının alındığını, amirleri tarafından sözlü ve yazılı olarak uyarılarak kınama cezalarının tebliğ edildiğini, işyeri Disiplin Yönergesi 10.maddesi ve İş Kanunu 25/II maddesine istinaden 18.01.2010 tarihinde tazminatsız olarak iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davacı işçi davalı işyerinde 9 yıl 10 gün süreyle iş akdine bağlı olarak çalıştığını beyan etmiş ve iş akdine haksız olarak son verildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinde bulunmuş olup; mahkemece iş akdinin feshi haklı nedene dayandığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğine göre; davacı işçinin bir kısım arkadaşları ile birlikte sıralı amirinden mali konularda sıkıntıları olduğunu beyan ederek yardım talebinde bulundukları, kendi tuttukları tutanağa göre sıralı amirlerinin kendilerine mail ile “Kimi insan anasının rahminden zengin olarak kimi fakir olarak dünyaya
gelir. Arkadaşların yaşamış oldukları mali sıkıntılar beni ilgilendirmez” şeklinde bildirimde bulunduğu, bunun üzerine davacı işçi ve diğer arkadaşlarının üst birimlere başvuruda bulunduğu, bu husus nedeniyle davacı işçiye kınama cezası verildiği, bir de daha önceden aldığı kınama cezası gerekçe gösterilerek işine son verildiği anlaşılmıştır.
Ancak, davacı işçi ve arkadaşlarını mali konulardaki sıkıntılarının önce sıralı amire bildirildiği, sıralı amir tarafından bu sıkıntıların dikkate alınmaması nedeniyle daha üst birimden yardım istendiği görüldüğünden, davacı işçinin arkadaşları ile birlikte bu isteğinin hak arama özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacı işçinin daha önce aldığı kınama cezası ile feshe konu olay nedeniyle aldığı kınama cezası birleştirilmek suretiyle iş akdine son verilmesi haklı fesih nedeni olmayıp, davacının iş akdine davalı işverence haksız olarak son verildiğinden davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.