MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin ekonomik kriz gerekçesiyle işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı farkı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının işyerinde iddia edilen ücret ile çalışmadığını, gerçek ücretinin bordrolarda gösterildiğini ve bu ücretin banka hesabına yatırıldığını, fesih tarihi itibarı ile tüm haklarının ödendiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile sair haklarının taksitler halinde ödenmesi hususunda tarafların anlaştıklarını ve davacının bu belgeyi ihtirazı kayıtsız olarak imzaladığını, bu nedenle fark tazminat alacağı bulunmadığı gibi ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmadığını, çalışıldığında olağan bir günlük ücretin ödendiğini, ödenmesi gereken bir günlük ücretin de fesihten bir gün sonra elden ödendiğini belirterek davanını reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesi'ndeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından temyize konu edilen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı miktarı bilirkişi raporuna göre hüküm tarihi itibarıyla 520,40 TL olup, 1.430 TL.'lik kesinlik sınırı içinde bulunduğundan, davacı vekilinin temyiz isteminin H.U.M.K.'nun 427/2, 432/4 maddeleri, uyarınca REDDİNE,
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Hüküm altına alınan kıdem tazminatına işletilecek faizin başlangıç tarihinin fesih tarihi olan 02/12/2008 yerine 02/11/2008 yazılması hatalı olup, bozma sebebi ise de, söz konusu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/1 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci paragrafının çıkarılarak yerine;“50,00TL kıdem tazminatı farkının akdin feshi tarihi olan 02/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte,” bendinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 5.90 TL'sinin davacıya arta kalanın davalıya yükletilmesine, 11.09.2013 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy