(4857 S. K. m. 57) (4447 S. K. m. 51)
Dava: Davacı kıdem tazminatı, izin ücreti, yemek ve yol yardımı, işsizlik yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı işçi iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, izin ücreti, yemek ve yol yardımı, işsizlik yardımı alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin işsizlik sigortasından mahrum kalması sebebiyle mahrum kaldığı alacaklarını davalı işverenden talep edip edemeyeceği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 51. maddesinde, Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri, hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar şeklinde kurala yer verilmiştir. Aynı Kanunun (b) bendinde işçi tarafından haklı nedene dayanan fesih hallerinde işsizlik sigortasından yararlanılabileceği de hükme bağlanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiği belirtilerek Türkiye İş Kurumu tarafından ödenmesi gereken işsizlik ödeneği kadar hesaplama yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki işsizlik ödeneğinin muhatabı davalı işveren değildir. Davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği yargılama sonunda belirlenmiş olup, bu yönde kesinleşen kararın Kuruma ibrazı halinde işsizlik ödeneği talebinin değerlendirilmesi mümkün olmakla mükerrer yararlanmaya yol açacak şekilde davalı işverenden tahsiline karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy