MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin, artık işe gelmemesi söylenerek herhangi bir ödeme de yapılmaksızın işverence sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla çalışma, yıllık izin ve ubgt alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının işi yapmayacağını belirterek yapmamakta ısrar ettiğini, savunma vermekten imtina ederek işyerini terk ettiğinin tespit edilerek, iş sözleşmesinin ... 28. Noterliği'nden keşide edilen 04.09.2009 tarihili ihtarname ile İşk.25/II-h maddesine göre haklı nedenle feshedildiğini, davacı tarafından ...'ye yapılan şikayet neticesinde bütün iddialarının haksızlığı sadece 2 günlük izin ücreti ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin davalıya teklif ettiği yemin değerlendirmeksizin, ücret ve yıllık izin ücreti yönünden karar verilmesi hatalıdır.
3- Fazla mesai ücreti hesabında yıllık izin sürelerinin mahsup edilip edilmediği hususunda bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması karşısında bu rapora dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır.
4- Davacının davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğü iddia ve ispat edilmediği halde kıdem tazminatı dışındaki alacaklardan dava dilekçesi ile istenilen miktarlara dava tarihinden, ıslah ile istenen kısmı için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsizdir.
5- Hükmedilen alacakların net mi, brüt mü olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi, hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.