MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile genel tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d fıkrası gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedildiğini ancak İş Kanunu'nun 26. maddesinde belirtilen 6 günlük hak düşürücü süreye uyulmadığını, ayrıca 25. maddede belirtilen şartların oluşmadığını, ... Bölge Sorumlusu/ koordinatörü olarak çalıştığını, sorumluluk alanı içerisindeki görevlerinin davalı firmaya ait mağazalardaki kasa kontrollerini yapmak, söz konusu mağazalardaki stok mal ve nakit para miktarlarının gerçeğe uygun olup olmadığını denetlemek gibi işler olduğunu, fesih ihbarnamesinde bahsedilen konaklama ücretinin ödenmesi gibi bir görevi ve sorumluluğunun bulunmadığını, hiçbir zaman da böyle bir faaliyette bulunmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, şirket merkezinin ... olduğunu, ...'dan ...'ya gidildiğinde her defasında anlaşmalı olunan ... Oteli'nde kalındığını, mağazaların genel durumlarının gözlenmesi ve rutin kontrollerin yapılması için ... Oteli'ne gelen mağaza koordinatörüne ödenmemiş faturaların bulunduğunun belirtildiğini, fatura gönderildiği anda mağaza kasasından çıkış yapılarak derhal ödemesinin yapılması yönündeki talimata rağmen ödemelerin yapılmadığını ve davacının gönderilen faturaları ödemek üzere ...mağazası kasasından muhtelif tarihlerde toplamda 1.015,00 TL parayı aldığını ve bu paraları üstlerinin haberi olmadan kendi şahsi işleri için kullandığının tespit edildiğini, bu hususun önce davacı tarafından ilgili personele ikrar edildiğini ancak daha sonra konu ile ilgili ifade alınması istendiğinde, davacının ifadeden imtina ettiğini, iş akdinin belirtilen sebeple haklı nedenle derhal feshedildiğini, fesih için hak düşürücü sürenin geçtiği yönündeki iddiaların gerçek olmadığını, davacının çalıştığı süre boyunca tüm hak ettiği ücretlerin ödendiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının, işyerinde 16.02.2005-16.04.2009 tarihleri arasında çalıştığı, 16.04.2009 tarihinde iş akdinin haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiği, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının işyerinden haklı olarak çıkarıldığına dair yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içersinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Yerel Mahkemece tanıkların dinlenmesi için kesin süre verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'un 482. maddesine göre şifahi yargılama usulüne tabi iş davalarında tarafların tahkikat bitinceye kadar netice-i iddialarını teyit için yeni delil ibraz ve ikame edebilecekleri gözetilmeden, davalının isimlerini bildirdiği tanıklarının dinlenme talebinin değerlendirilmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.