MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.12.1993-30.05.2002 arasında davalı şirkette muhasebe müdürü olarak en son net 3.500.000.000 TL ücretle çalıştığını, iş yoğunluğu ve sorumluluğunun getirdiği stresin etkisiyle depresyona girdiğini ve tedaviye muhtaç hale geldiğini, tedavi sonucunda hastalığının kalıcı olduğu anlaşılan davacının bu nedenle 30.05.2002 tarihinde iş akdini feshettiğini ve kıdem tazminatı ile sair işçilik alacaklarının ödenmesini talep ettiğini, alacaklarının ödeneceği sözünü alan davacının uzun süren tedavisi ile ilgilendiğini ve bir nebze olsun sağlığına kavuşunca alacaklarının ödenmemesi üzerine sebebini öğrenmek istediğini, bu başvurusuna “sadece kıdem tazminatının ödenebileceği, sair alacaklarının ödenmeyeceği” yanıtını alan davacının bir ihtarname ile haklarını talep etmiş ise de bu güne kadar bir ödeme yapılmadığını, davacının çalışma süresince hiç yıllık ücretli izin kullanamadığını, bazen gecenin geç saatlerine kadar süren fazla çalışmalarının da ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, 01.10.1994 tarihinde SGDP tabi olarak muhasebe servisinde çalışmaya başlayan davacının ihbar öneline de riayet etmeksizin eylemli olarak hizmet akdini feshetmek suretiyle işten ayrıldığını, davacının sağlık nedeniyle hizmet akdini feshettiğine dair bir bildiriminin olmadığını, bununla birlikte davacının sağlık nedeniyle hizmet akdini feshi için 1475 Sayılı Yasanın 16/I-a maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediğini, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, son aylık brüt ücretinin 360.000.000 TL olduğunu, fazla çalışması olmadığından buna ilişkin iddia ve talebinin yersiz olduğunu, yıllık izinlerini kullandığını, herhangi bir izin alacağı olmadığını, bir kısım taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ihbar öneline riayet etmeyerek hizmet akdini feshetmesi nedeniyle müvekkili şirketin doğmuş bulunan ihbar tazminatı alacağının davacının hüküm altına alınabilecek alacağı ile takas ve mahsup ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, izin ve fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının takas mahsup şeklindeki ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davacının hizmet akdini rahatsızlığı nedeniyle feshetmesinin illiyet bağı olmasa dahi haklı fesih sayılması hatalıdır. İşçiye haklı fesih olanağı sağlayan rahatsızlığın işin niteliği nedeniyle ortaya çıkması veya artması gerekir.
Somut olayda dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24 Aralık 2007 tarihli raporun sonuç kısmında ...’ın nörotik depresyon, distimik bozukluk arızaları olduğu, hastalığın mesleği ile illiyeti olmadığının oybirliği ile mütalaa olunduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece karar gerekçesinde, her ne kadar davacıdaki rahatsızlığın mesleği ile illiyeti yoksa da, böyle bir sebebin tek başına davacıya haklı fesih hakkı vereceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Adli Tıp Kurumu raporundaki saptama karşısında kıdem tazminatı isteminin reddi yerine yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.