MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, kira yardım ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, yol ve yemek yardım ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, gece terör olaylarının sıklıkla yaşandığı bölgede ailesinin güvenliğini tehlikeye atmak zorunda kalan müvekkilinin bu şartlarda çalışamayacağını dile getirdiğini, işverenin istifa ve alacaklarını tahsil ettiğine dair belge imzalamadan içerideki maaş alacağını vermeyeceğini söylediğini, müvekkilinin yaşadığı sağlık ve güvenlik sorunu, ailesinin bir dakika daha orada kalmak istememesi, cebinde hiç parasının olmaması nedenleriyle sunulan belgeleri imzalamak zorunda kaldığını iddia ederek kıdem tazminatı, kira yardımı, fazla çalışma, genel tatil, yıllık izin, hafta tatili ile yol ve yemek ücretlerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, istifasının gerçek nedeninin yeni bir iş bulması olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatı isteyemeyeceğini; ücret bordrolarını ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığından fazla mesai ve genel tatil ücretleri talep etmesinin mümkün olmadığını, yatakhaneye taşınma teklifini de reddettiğinden kira yardımı ve yemek masrafından müvekkilinin sorumluluğunun olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, istifa dilekçesine göre davacının kendi isteği ile işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesiyle kıdem tazminatı isteminin reddine, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak genel tatil, yıllık izin, hafta tatili, yol-yemek ücretleri istemlerinin reddine karar verilmiş; kira yardımı ve fazla çalışma ücreti istemleri ise hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Islah dilekçesinde faiz istemi olmadığı halde ıslah ile artırılan miktarlar için de faize hükmedilmesi talep aşımı olup, hatalıdır.
3- Hükümde “davalılar” yerine “davalı” ibaresinin kullanılması hatalıdır.
4- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda, şantiyede davacının üzerinde çalışan bir yönetici olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmeden fazla çalışma alacağının kabulü hatalı olup, bu tespitin yapılabilmesi açısından tanıkların yeniden dinlenmesi, sonucu doğrultusunda bir karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy