MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı,iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai,yıllık izin ve genel tatil alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı,iş akdinin devamsızlık yapması nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı Taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ücretinin haftalık 550,00 TL net olduğunu iddia etmiş ve iddiasına ilişkin kasa defteri örneği sunmuştur. Davalı, davacının iddia edilen ücretle çalışmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece emsal ücret araştırması sonucuna göre davacının aylık 900,00 TL brüt ücret aldığı kabul edilerek yapılan hesaplamalar hüküm altına alınmıştır.
Yargılama aşamasında dinlenen davalı Tanığı ...'un davacı tarafından sunulan kasa defterindeki yazıların kendisine ait olduğunu beyan etmesi,davacı tanıklarının da davacı iddiasını doğrulayan beyanlarda bulunmaları nedeniyle davacının ücretinin haftalık net 550,00 TL,aylık net 2200,00 TL yerine emsal ücret olan aylık brüt 900,00 TL kabul edilmesi hatalıdır
3-Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda,hükmedilen fazla mesai ve genel tatil alacaklarından takdiri indirim yapılmaması hatalıdır.
4-Davacı vekili,03.01.2011 tarihli ıslah dilekçesinin 5 numaralı bendinde işverenin yaptığı toplam 4.182,95TL ödemenin fazla mesai ve yıllık izin alacağından mahsubunun gerektiğini belirterek bu bende bağlı 6. bentte açıkça fazla mesai ücretinin tamamının davalı tarafça daha önce yapılan ödemeye mahsup edildiğini beyan ve kabul etmiştir. Bu mahsup ve açık kabule rağmen kararda gerekçesi açıklanmadan fazla mesai alacağının hüküm altına alınması isabetsizdir.
5-Yukarıdaki bozma sebebinde açıklanan ıslah dilekçesinde fazla ödemenin yıllık izin alacağından da mahsup edildiği ve izin alacağının 637,05TL kaldığı açıklandığı halde gerekçesi açıklanmadan 1560,00TL yıllık izin ücretine hükmedilmesi yerinde değildir.
6-Hükmedilen miktarların net mi brüt mü olduğunun hükümde açıklanmamasının infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi yerinde değildir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.