MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirket bünyesinde tezgahtar olarak çalışmakta iken izne çıktıktan sonra izin dönüşünde davalıca işlerdeki azalma, alacakların tahsil edilememesi gibi sebepler ile ihbar önellerine uyulmaksızın ve ücretleri ödenmeden işten çıkarıldığını, Kurum'a bildirimlerin asgari ücret üzerinden yapılmasına rağmen daha yüksek ücret aldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, şirketin ekonomik açıdan çok zor durumda olması, bir çok icra takibi ve haciz olması nedeni ile davacıya izne çıkmadan önce iş aktinin feshedileceğinin bildirildiğini, davacı imzasını taşıyan ücret bordrolarından da görüleceği üzere asgari ücretle çalıştığını, diğer iddia ve taleplerinin de yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Nisan ayı sonuna kadar ihtirazı kayıtsız imzalı olan bu bordrolarda tahakkukların asgari ücret üzerinden yapıldığı, ... ... Odası yazısında davacı emsali bir işçinin aylık net 1.000,00 TL ücret alabileceğinin bildirildiği, bu konuda şahit ifadelerinin de alındığı, bu delil durumundan; davacının 2009 ve 2010 yıllarında aylık net 900,00 TL ücretle çalıştığının kabul edildiği, diğer taleplerinin de sübut bulduğu gerekçesi ile hafta tatili ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı nispi emredici niteliktedir. Tarafların sözleşmeyle bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, daha yüksek bir oran tespiti olanaklıdır.
Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 16.2.2006 gün 2006/20318 E, 2006/3820 K.). Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanılması gibi durumlarda, meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir.
Somut olayda, özellikle tarafların ortak şahidi...'ın beyanlarından, haziran-ağustos ayları arasında yaklaşık iki aylık sürede cumartesi günleri işyerinde çalışma olmadığı, yılın diğer zamanlarında ise cumartesi günleri de işyerinde çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da bu husus belirtilmiş, ancak, raporda yaz ayları için 7,5 saat ve 15 saat olmak üzere iki ayrı haftalık fazla mesai süresi hesaplandığı, yaz ayları için hangi fazla mesai süresinin hangi dönemler açısından ne sebeple kabul edildiğinin anlaşılmadığı, bu itibarla denetime elverişsiz bilirkişi raporuna göre karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenler ile, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.