MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen diğer alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ihbar ve kıdem tazminatının ödenerek, ibraname alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E)Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacı işçi kıdem ve ihbar tazminatı ödenmediğini iddia etmiş, davalının bu konuda imzasını içeren makbuz ve ibraname ibraz etmesi üzerine ise “Türkiye’ye dönmeden kendisine bu belgelerin boş olarak imzalattırıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını” iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmiş, mahkemece ibraname ve makbuza itibar edilerek fark kıdem ve ihbar tazminatına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK. 203. Maddesinin senetle ispat zorunluluğunun istisnalarından 1/ç bendi uyarınca “Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları” halinde tanık dinlenebilir. Diğer taraftan “bir tarafın diğeri üzerinde ekonomik ve sosyal üstünlüğünü kullanarak belge düzenlemesi, eşitliği kendi lehine bozacak hususlar kabul ettirmesi” sözkonusu belge ve sözleşmeyi geçersiz kılacaktır”(Borçlar Kanunu 19 ve 20 Maddeler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27 ve 36. Maddeleri).
Emsal dosyalarda dinlenen tanıklar; “izne gider gibi çıkarıldıklarını, 100,00 USD avans verilerek, kalan kısmın bankaya yatırılacağının belirtildiğini, uçağın kalkmasına bir saat kala alelacele belge imzalattırıldığını, kağıtları okumadan imzalamak istemeyen arkadaşları pasaportlarını vermeyerek mağdur ettiklerini, daha sonra herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını” belirtmiştir. Aynı işyerinde çalışan ve davalı işverene karşı aynı şekilde dava açan işçilerle ilgili olarak ... 8 ve ... 15. İş Mahkemelerinde ibraname ve makbuza itibar edilemeyerek kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne dair verdikleri kararlar Dairemizce duruşmalı olarak incelenmiş (2010/7067 Esas, 2010/29455 Esas) ve onanmalarına karar verilmiştir.Davacı tanıkları ise davacının tedavi için Türkiye 'ye gönderildiğini ve tedavisinin bitiminde şirket tarafından işe çağırmadıklarını söylemişlerdir. Dosya içeriğine ve emsal kararlara göre yurt dışı iş yerinde çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilerek yurda gönderilmelerinde ödeme bulunmadığı halde ibraname ve ödendiğine dair makbuz düzenlendiği, davacının iradesinin fesada uğratıldığı, ibraname ve makbuzların geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının kıdem ve ihbar tazminatının tamamına karar verilmesi gerekir. Yazılı gerekçe ile fark kıdem ve ihbar tazminatına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.