MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret farkı, il dışı görevlendirme nedeni ile hak edilmiş ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı ... A.Ş.de güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, ... A.Ş.’nin yönetim ve denetimine ... tarafından 13.02.2004 tarihinde el konulduğunu, ... tarafından ... A.Ş.’nin 24.5.2006 tarihinde diğer davalıya satıldığını ve davacının da tüm özlük haklarının yeni işverene devredildiğini, işverenin teknik ofis gibi birçok işyerinde l2/l2, l2/24 ve 24 saat çalışma periyodunda görev yaptığını, 2002 yılında ...’da ek görevlendirme yapıldığını, ancak hak kazandığı ek görevlendirme hakedişlerinin ve fazla mesai karşılıklarının ödenmediğini, 2003 Temmuz ayında tüm güvenlik personeline işten atma baskı ve tehdidi ile imzalatılan bir takım belgelerle sadece güvenlik personelinin maaşlarından %25 oranında indirime gidildiğini, fazla mesai ödemesinin ilk kez 2005 Şubat ayında gerçekleştiğini ve 112 saatlik fazla çalışmalarının sadece 22,5 saatlik kısmının ödendiğini, davalı işyerinde aylık fiili fazla çalışma toplamının güne çevrilerek ödendiğini, bu çeviride gün sayısı bulunurken toplam 7,5 ‘a bölünmesi gerekirken buna uyulmadığını, 9 veya l0’a bölünerek hak edilenden daha az gün miktarı bulunarak daha az ödeme yapıldığını, 24.5.2006 tarihinde ... A.Ş. tarafından satın alınmasıyla birlikte fazla mesai ücretlerinin hesaplanmasında aynı aykırılıklar ve hataların sürdüğünü ve eksik ödemelerin devam ettiğini ileri sürerek fazla mesai ücreti, hafta sonu ve genel tatil ücreti, ek görevlendirme ücreti alacağı ile maaş farkı alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ...Ş., davacının yaptığı tüm fazla mesai ücretlerini aldığını ve ödeme sırasında bir ihtiraz-i kayıt ileri sürmediğini, ayrıca tüm çalışma süresince resmi ve hafta tatilinde çalıştığı ve fazla mesai yaptığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek pasif husumet yokluğundan ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işveren tarafından tüm hizmet süresini kapsayan maaş bordrolarının ibraz edildiği, bu bordrolarının büyük bir bölümünde fazla mesai ve genel tatil ücret tahakkuklarının yer aldığı, davalı tarafça güvenlik görevlilerinin çalışma koşullarına ilişkin olarak inceleme raporunun sunulduğu, ancak davacının tüm hizmet süresini kapsar şekilde aylık çalışma çizelgelerinin yer almadığı, 2005 yılı Şubat ayı sonrasına ilişkin olarak
çizelgelerde yer alan fazla mesai ücretlerinin banka hesabına yatırıldığı, bu tarihten öncesi için davacının fazla mesai yaptığını ispat ettiği, davalı tarafça ödendiği konusunda delil sunulmadığı, davacının hafta tatillerini kullandığı, genel tatillerde çalıştığını ispat edemediği, işverene verdiği dilekçeye göre ücretinden indirim yapılmasına muvafakat ettiği, bu nedenle ücret farkı alacağı bulunmadığı, hizmeti süresince kaç defa il dışına çıktığını ve il dışı görevlendirmelerde ödenen ödeneğin miktarı konusunda delil sunmadığı gerekçeleri ile davacının fazla çalışma alacağı talebinin kısmen kabulüne, bu talep dışındaki taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında asıl uyuşmazlık konusu, 01.07.2003 tarihi itibarıyla davacının aylık ücretinden karşılıklı mutabakatla indirim yapılıp yapılmadığı yönündedir.
Bilirkişi raporunda davacının ücret indirimine muvafakat ettiği gerekçesi ile ücret alacağı talebi hakkında hesaplamaya gidilmemiş, mahkemece konuyla ilgili gerekçeli bir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı işçi dava dilekçesinde, baskı ve tehdit ile böyle bir belge imzalatıldığını ve ücretlerde % 25 oranında indirime gidildiğini açıklamış, davalı vekili bilahare rapora itiraz dilekçesinde tüm şirket çalışanlarının ücretlerinden indirime gidileceği yönünde hile ile müvekkilinin iradesinin sakatlanarak bu belgenin imzalatıldığını iddia etmiştir. Davalı işveren ise bu hususta bir savunmada bulunmamıştır.
Dosya içinde davacının imzasını taşıdığı belirtilen 1 Temmuz 2003 tarihi itibarıyla ücretinde azaltılmaya gidilmesini kabul ettiğini gösteren belgenin tarihsiz olduğu görülmektedir. Ücrette indirimi öngören ve davacının sözünü ettiği belgenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi hükümleri doğrultusunda geçerli olup olmadığı belirlenmeden karar verilmesi hatalıdır.
Dava dilekçesinde, 01.07.2003 tarihinde ücretten indirimi öngören uygulanmanın tüm güvenlik personeline yapıldığını ileri sürülmüş, davacı tanığı ... ise holding personelinin tamamının ücretlerinde aynı yöntemle indirime gidildiğini açıklamıştır. Mahkemece işyerinde ücretten indirimi öngören uygulamanın hangi işçiler bakımından yapıldığı belirlenmeli, dosya kapsamına göre davacı işçiye bu yönde bir baskı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar dâhilinde eksiklikler giderildikten sonra davacı tarafın rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde ve denetime uygun hesap raporu alınmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy