MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, maaş farkı alacağı, il dışı görev hak edişi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri AŞ’de 22.09.1997 tarihinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, ... yönetim ve denetimine TMSF tarafından 13.02.2004 tarihinde el konulduğunu, TMSF tarafından ... AŞ’nin 24.05.2006 tarihinde davalıya satıldığını ve davacının tüm özlük haklarının da yeni işverene devredildiğini, davacının çalışmasının 15.05.2007 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi ile sona erdiğini, işe iade davası açıldığını, davacının davalı işverenin birçok işyerinde 12/12, 12/24 ve 24 saat çalışma periyodunda görev yaptığını, davacıya 2005 yılında 1,5-3 ay süre ile ... ve ...’da il dışı ek görevlendirme yapıldığını, il dışı görevlendirme hak edişlerinin ödenmediğini, fazla mesailerinin ödenmediğini, 2003 Temmuz ayında tüm güvenlik personeline işten atma baskı ve tehdidi ile imzalatılan birtakım belgelerle şirketin sadece güvenlik personelinin maaşlarından % 25 indirime gidildiğini, davalı işyerinde fazla mesai ödemesinin ilk kez Şubat 2005’te gerçekleştiğini, bu ödemelerde de davacının 112 saatlik fazla çalışmalarının sadece 22,5 saatlik bölümünün ödendiğini, aylık fiili fazla çalışma toplamının güne çevrilerek ödendiğini, bu çeviride gün sayısı bulunurken toplam 7,5’a bölünmesi gerekirken, buna uyulmadığını, 9 veya 10’a bölünerek hak edilenden daha az gün miktarı bulunarak daha az ödeme yapıldığını, davalı işverenin bu yasaya aykırı uygulamalarının bazı personelin şikayeti üzerinde ...’nin tespitleri ile de doğrulandığını, şirketin ... AŞ tarafından satın alınması ile birlikte ödenen fazla mesai ücretlerinin hesaplanmasında da aynı aykırılık ve hataların sürdüğünü, davacının hak ettiğinden daha az miktarlar ödendiğini, birçok güvenlik personeli tarafından açılan davalar olduğunu iddia ederek FİH saklı kalmak üzere fazla mesai, hafta tatili, ulusal ve dini tatil günleri, Temmuz 2003’ten itibaren maaş farkı ve il dışı görevlendirme hak edişlerinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet, yetki ve zamanaşımı itirazlarında bulunarak, davacının müvekkili nezdinde yaptığı tüm fazla mesailerinin karşılığını aldığını ve herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmediğini, çalışma süresi boyunca resmi ve hafta tatillerinin tamamında çalışıldığı ve her gün fazla mesai iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tüm talep ve istemlerinin yasal dayanaktan yoksun, kötü niyetli ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 666,66 TL Net fazla mesai ücretinin tahsiline, davacının diğer tüm talepleri ile fazla mesai ücretine ilişkin fazla talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında asıl uyuşmazlık konusu, 01.07.2003 tarihi itibarıyla davacının aylık ücretinden karşılıklı mutabakatla indirim yapılıp yapılmadığı yönündedir.
Bilirkişi raporunda davacının ücret indirimine muvafakat ettiği gerekçesi ile ücret alacağı talebi hakkında hesaplamaya gidilmemiş, mahkemece konuyla ilgili gerekçeli bir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı işçi dava dilekçesinde, baskı ve tehdit ile böyle bir belge imzalatıldığını ve ücretlerde % 25 oranında indirime gidildiğini açıklamış, davacı vekili bilahare rapora itiraz dilekçesinde tüm şirket çalışanlarının ücretlerinden indirime gidileceği yönündeki hile ile müvekkilinin iradesinin sakatlanarak bu belgenin imzalatıldığını iddia etmiştir.Davalı işveren ise bu hususta bir savunmada bulunmamıştır.
Dosya içinde davacının imzasını taşıdığı belirtilen 1 Temmuz 2003 tarihi itibarıyla ücretinde azaltılmaya gidilmesini kabul ettiğini gösteren belgenin tarihsiz olduğu görülmektedir. Ücrette indirimi öngören ve davacının sözünü ettiği belgenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi hükümleri doğrultusunda geçerli olup olmadığı belirlenmeden karar verilmesi hatalıdır.Dava dilekçesinde, 01.07.2003 tarihinde ücretten indirimi öngören uygulanmanın tüm güvenlik personeline yapıldığını ileri sürülmüş, davacı tanığı ... ise holding personelinin tamamının ücretlerinde aynı yöntemle indirime gidildiğini açıklamıştır. Bu durum karşısında Mahkemece işyerinde ücretten indirimi öngören uygulamanın hangi işçiler bakımından yapıldığı belirlenmeli, dosya kapsamına göre davacı işçiye bu yönde bir baskı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek bir karar verilmelidir.Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar dâhilinde eksiklikler giderildikten sonra davacı tarafın rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde, denetime uygun hesap raporu alınmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi hatalıdır.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy