MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, hafta sonu tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, dini bayram tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, tatil çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, son iki günlük ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 26.07.2002-14.12.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, son olarak lavaş ustalığı görevini yaptığını, iş akdi devam ettiği halde 30.09.2009 tarihinde davalı işveren tarafından müvekkilinin SGK na çıkışının bildirildiğini, davacının da davalıya ... Noterliğinden gönderdiği ihtarname ile çalışmalarının SGK’ya bildirilmesini ihtar ettiği halde bildirilmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, restoran ve dinlenme tesisi olarak işletilen ve iş yoğunluğu yüksek olan davalı işyerinde davacının çalıştığı sürede Kasım-Mart ayları arasında her gün 08.30-18.00 arası, turizm sezonu olan Nisan-Ekim ayları arasında 08.30-21.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta sonu, ulusal-genel ve dini bayram tatillerde çalıştığını, fazla çalışma ve tatil çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izin kullanmadığını, son iki günlük ücreti ile iş akdini haklı nedenle fesheden davacının kıdem tazminatının da ödenmediğini iddia ederek alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkiline ait işyerinde 25.11.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmasının belirli dönemlerde olduğunu, son olarak 02.06.2009 tarihinde işe başladığını, 25.09.2009 tarihinden sonra izin almaksızın ve mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle hakkında tutanak tutularak 4857 sayılı İş kanunun 25/II-g maddesi uyarınca iş akdinin feshedildiğini, daha sonra işyerine gelerek gündelik usulü çalışmak istediğini söyleyen davacının şirket yetkilisine ait zeytinlikte zaman zaman gündelik usulü ile çalıştırıldığını, davacının rızası dışında zeytin toplamaya gönderildiği iddiasının asılsız olduğunu, iş akdi haklı nedenle feshedilen davacının kıdem tazminatı alacaklısı olamayacağını, yıllık izin kullanmadığını, ulusal ve dini bayramlarda çalıştığını,15 günde bir hafta tatili yaptığını, ancak davacının izin, tatil çalışma ücretlerin çok yüksek olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, davacının işyerinde 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığım savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının iki haftada bir hafta tatili izni kullandığının davalının kabulü ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmasına göre yılda 26 hafta tatili çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken eksik hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalıdır.
3- Davalı cevap dilekçesinde davacının ulusal ve dini bayramlarda çalıştığını kabul etmesine rağmen dini bayramlar dışındaki genel tatil günlerinde davacının çalıştığı şeklinde hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalıdır.
4- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.Somut olayda davacı davalı işyerinde Kasım-Mart ayları arası 08:30-18:00, Nisan-Ekim ayları arası 08:30-21:00 saatleri arası çalıştığını iddia etmiştir. Yargılama sırasında dinlenen taraf tanık anlatımları değerlendirildiğinde davacının Kasım- Mart ayları arası 08:30-18:00; Nisan-Ekim ayları arası 08:30-19:30 saatleri arası çalıştığı ve ara dinlenme süresinin bir saat olarak kabulüyle fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, davacının Kasım-Mart ayları 08:00-17:00, Nisan-Ekim ayları arası 08:00-18:00 arası günde bir buçuk saat ara dinlenme indirerek fazla çalışma alacağını hesaplayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy