MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, izin ücreti ile bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.10.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin yurtdışındaki şantiyelerinde 14.09.1999-22.07.2006 tarihleri arasında ambar şefi ve puantör olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, 08.00-22.00 saatleri arasında normal mesai yaptığını, haftada 3 gün ortalama 24.00'e kadar çalıştığını, hafta sonları, resmi tatil günlerinde ve dini bayramların 1. günü hariç sürekli çalıştığını, 03.08.2001-08.08-2001 tarihleri arasında kullandığı mazeret izni dışında, izin kullanmadığını, ücretinin aylık 750 ABD doları olduğunu, ayrıca 3 öğün yemek, barınma ve ısınma giderlerinin de işveren tarafından karşılandığını belirterek, kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ücreti,hafta tatili ücreti,bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının şirketin Türkmenistan şantiyesinde işçi olarak aralıklarla çalıştığını, aylık ücretinin 350 Dolar olduğunu, fazla mesai, hafta tatili ve bayram çalışmaları ile ücretinin 750 Dolar olduğunu, uygunsuz davranışları nedeniyle sınır dışı edildiğini, bu nedenle işten ayrıldığından, tazminata hak kazanamayacağını, fazla çalışma, hafta tatili, bayram çalışmalarının bordrolarda gösterildiğini, ihtirazı kayıtsız olarak ücretlerini aldığını, alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle sözü edilen isteklerle bir kısım işçilik haklarının kabulüne karar verilmiştir.Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından, zorlayıcı nedenlerle feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (III) numaralı bendinde, işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde, işverenin derhal fesih hakkının olduğu açıklanmıştır.
İşçiyi çalışmaktan alıkoyan nedenler, işçinin çevresinde meydana gelmelidir. İşyerinden kaynaklanan ve çalışmayı önleyen nedenler bu madde kapsamına girmez. Örneğin işyerinin kapatılması zorlayıcı neden sayılmaz (Yargıtay 9.HD. 25.4.2008 gün 2007/16205 E, 2008/10253 K.). Ancak, sel, kar, deprem gibi doğal olaylar nedeniyle ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık sebebiyle karantina uygulaması gibi durumlar zorlayıcı nedenlerdir.İşyerinden kaynaklanan zorlayıcı nedenler ise değinilen madde kapsamında olmayıp, aynı Kanunun 24/III maddesinde düzenlendiği üzere işçiye derhal fesih hakkı veren nedenlerdir.
4857 sayılı Yasanın 40 ıncı maddesi uyarınca, işçinin zorlayıcı nedenlerle Kanunun 25/III maddesi kapsamında kalan “çalışılmayan süreler” için yarım ücret ödenir. İşçinin iş sözleşmesinin zorlayıcı nedenlerle 25/III bendi uyarınca feshi halinde, işverenin bildirim şartına uyma ya da ihbar tazminatı yükümlülükleri bulunmamaktadır. Ancak, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi uyarınca kıdem tazminatının ödenmesi gerekir.Somut olayda davacı işçi işverene ait ...’da bulunan işyerinde çalışmış ve işyeri dışı nedenlerle davacının oturma ve çalışma izinleri yenilenmemiştir. Bu yüzden davacı işçi ... makamlarınca vize verilmediğini belirterek 21.07.2006 tarihli dilekçe ile Türkiye’ye dönüş işlemlerinin yapılmasını talep etmiştir. Davacının çalışma ve oturma izninin yetkili makamlarca uzatılmamış olması, davacıyı işyerinde çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı neden olarak değerlendirilmelidir. Bu yüzden kıdem tazminatı isteğinin kabulü yerinde olsa da iş aktini kendisi sonlandıran taraf haklıda olsa ihbar tazminatının alamayacağından davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy