MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10/04/2004 tarihinde pasta ustası olarak çalışmaya başladığı, daha sonra bu çalışmasının imalat ve satış sorumlusu şefi olarak devam ettiği, müvekkilinin bu çalışmasının iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği 02/06/2010 tarihine kadar devam ettiği, davalının haksız ve kötü niyetli olarak hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde müvekkilinin iş akdine son verdiği, davalı şirket tarafından alacakları ödenmeyen müvekkilinin ...'ye şikayet dilekçesi verdiği, müvekkilinin davalı işyerinde 07:00-17:00 saatleri arasında çalışmakta ve her gün akşam 20:00'ye kadar bu çalışmasının devam ettiği, Cumartesi ve Pazar günleri sabah 07:00-20:00 saatleri arasında çalıştığı, müvekkilinin dini ve resmi bayramlarda da çalıştığı, bayram alacaklarının müvekkiline ödenmediğini, çalışılan günlerde öğle yemeği ve geliş gidişlerin servis ile yol giderlerinin davalı tarafından ayrıca sağlandığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ubgt ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile 5 yıldır müvekkili firmada çalışan davacının yaklaşık son 6 aydır pastane bölümünde imalat personel şefi olarak görev yaptığını,davacının 02/06/2010 tarihinde imalathanede 05/05/2010-12/05/2010 tarihleri arasında 8 gün çalıştığını iddia ettiği ...'ün parasının verilmediğinden bahisle paranın kendisine verilmesini talep ettiğini, müvekkili firma tarafından 8 günlük çalışma karşılığı ücretin imza karşılığında davacıya verildiğini ve yapılan araştırmada böyle bir kişinin işyerinde kesinlikle çalışmadığının tespit edilmesi üzerine davacının ifadesinin alındığı, davacının haksız yere para aldığının anlaşılması üzerine bu durumun tutanak ile tespit edildiğini durumun anlaşılması üzerine davacının bir daha işe gelmediğini, davacıya noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile 4857 sayılı yasanın 25/II maddesi uyarınca iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, davacının müvekkili firmada fazla mesai ücreti, hafta tatili, mili ve dini bayramlar çalışma alacaklarının bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir(Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K .).Somut olayda, yerel mahkemece davacının fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücretine hükmedilirken hakkaniyet indiriminin, hakkın özünü etkileyecek şekilde, %50 oranında fazla yapılması isabetsizdir.
3- Yerel mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı işveren savunmasında, davacının, işyerinde ... adında geçici işçi olarak sekiz gün çalıştığını bildirdiğini ve işverenden ücretini davacının aldığını ve kendisine ödeme yapıldığına dair dosyada mevcut yazıyı verdiğini, fakat bu isimde bir işçinin işyerinde geçici olarak çalışmadığının sonradan öğrenildiğini belirtmiştir.Mahkemece 02/06/2010 tarihli ve altındaki imzanın davacıya ait olduğu savunulan dilekçenin davacıya gösterilerek beyanının alınması ve gerekli görülürse davalı işyerinde ... isimde geçici bir işçinin çalışıp çalışmadığının araştırılması ve sonucuna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteminin değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy