MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 25.03.2003 tarihide davalı ... A.Ş. bünyesinde temizlik hizmetleri gören davalı ...İşyeri Tem. Hiz. Ltd. Şti.'nde asgari ücret ile işe başladığını, her iki davalı arasında personel tahsis sözleşmesi bulunduğunu ve davacının 28.12.2006 tarihinde ... İşyeri Tem. Hiz.'den çıkartılarak 29.12.2006 tarihinde... A.Ş.'de çalıştırılmaya başlandığını, yaklaşık 2 ay sonra da haksız ve tek taraflı olarak kendisine yasal hak ve alacakları ödenmeksizin işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai ücreti ve genel tatil alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... işyeri Tem. Hiz. Ltd. Şti. vekili; davacının 25/03/2003 tarihinde davalı işyerinde işe başladığı ve 28.12.2006 tarihinde istifa dilekçesi vererek kendi isteği ile işten ayrıldığını ve davayı kabul etmedikilerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalı .... A.Ş vekili; davacının 25.03.2003 tarihinde ...İşyeri Tem. Hiz. Ltd. Şti.'nde çalışmaya başladığını, bu işyerinden 28.12.2006 tarihinde kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığını, bunun üzerine davacı ile davalı firma arasında 29.12.2006-28.02.2007 tarihleri arasında geçerli olacak "belirli süreli hizmet akdi" imzalandığını, ... İşyeri Tem. Hiz. Ltd.Şti.'nden ayrıldığında tüm haklarını aldığını, 28.02.2007 tarihinde davalı firma tarafından belirli süreli iş sözleşmesi sona erdiğinden hizmet akdinin de sona erdiğinin bildirildiğini, bu süre içinde fazla mesailer dahil tüm haklarını aldığını, buna ilişkin ibraneme ve feragatname verdiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, davanın müvekkili şirket yönünden davacının önceki çalışması bakımından öncelikle husumetten reddi gerektiğini ve davayı kabul etmediklerini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, SGK kayıtları itibariyle davacının 25.03.2003 tarihinden 28.12.2006 tarihine kadar davalılardan ... İşyeri Temizlik şirketinin elemanı olarak diğer davalı ... Oto.San.A.Ş.ye ait işyerinde çalıştığı; 28.12.2006 tarihinde belirli süreli hizmet akdi ile kaynakçı olarak ... Oto. San. A.Ş. kadrosuna alındığı ve ... Oto. San. A.Ş'de 28.02.2007 tarihine kadar çalıştığı ve ibraname imzalatılarak işin bitmesi nedeniyle iş akdinin sonlandırıldığı, ancak ibranamenin davacının tazminat ve alacakları yönünden açık olmadığı ve miktar içermediğinden geçerli kabul edilemeyeceği, diğer yandan davalı ... Oto. San. A.Ş. ile belirli süreli hizmet sözleşmesi düzenlenmiş ise de davacının çalıştığı bölüm ve yapılan işin niteliği gereğince belirli sürede tamamlanan bir işin varlığından sözedilemeyeceği; davacının aynı işi yapmak üzere ve aynı işyerinde 25.03.2003-28.02.2007 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı; davacının ... İşyeri Temizlik şirketinde çalıştığı dönemde davalı ... Oto. San. A.Ş'nin üst işveren ve iş akdinin sonlandırıldığı tarih itibariyle de son işveren olduğu; bu nedenle bu davalının gerek önceki ve gerekse kendi dönemi olmak üzere tüm çalışma süresine ilişkin kıdem tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil alacağıdan müştereken ve müteselsilen, iş akdinin sona ermesi sonucu muaccel olan ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağının tamamından tek başına, diğer davalı ... İşyeri Temizlik şirketi ise sadece kendi dönemine ilişkin kıdem, fazla çalışma ve genel tatil alacağından sorumlu olduğu gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içersinde davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/40862 E, 2009/17766 K).Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesine göre, günde yedibuçuk saat çalışılması gereken işlerde çalışan işçinin, yedibuçuk saati aşan çalışma süreleri ile yedibuçuk saatten az çalışılması gereken işler bakımından Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sözü edilen günlük çalışma sürelerini aşan çalışmalar, doğrudan fazla çalışma niteliğindedir. Sözü edilen çalışmalarda haftalık kırkbeş saat olan yasal sürenin aşılmamış olmasının önemi yoktur.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir (Yargıtay 9.HD. 18.11.2008 gün 2007/32717 E, 2008/31210 K.). Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.Somut olayda, davalı tanıkları ve bilhassa davacı tanıklarının beyanlarına göre davalı işyerinde 3'lü vardiya çalışma sisteminin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır. 3'lü vardiya sistemi ile çalışmada fazla çalışmanın varlığı tanıkla ispatlanamayacağı ve davacının da bu yönde bir yazılı delil ibraz etmediği gözetildiğinde, fazla mesai alacağı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy