MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, maaş alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, fazla çalışma hafta tatili, genel tatil ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, maaş, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatillerde çalışmasının söz konusu olmadığını, davalının işyerinde gece çalışması olduğu takdirde vardiya usulü çalışma yapıldığını ve bu durumda dahi fazla çalışmanın söz konusu olmadığını, davacının ücret iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tanıklarının davalı ile aralarında dava olduğu anlaşılmakla, davacı lehine tanıklık yapmalarında kendi menfaatleri bulunduğundan beyanlarına itibar edilmemiş; davalı tanıklarının beyanlarına değer verilmiştir. 01/12/2008-06/05/2009 tarihleri arasındaki ücretlerinin ödendiğinin davalı işverence kanıtlanmadığı, dava konusu dönemde davacının haftalık normal çalışma süresinden fazla çalıştığı, genel tatillerde çalışmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının itirazlarına gelince,
Davacı, net ücretinin 1.300.-TL olduğunu iddia etmiştir. Davalı asgari ücret olduğunu savunmuştur. 2008 yılı Eylül, Ekim, Kasım, aylarına ilişkin imzalı ücret bordrolarında tahakkukların asgari ücret üzerinden yapıldığı, hizmet cetveli dökümü incelendiğinde prime esas kazançlarının asgari ücret üzerinden bildirildiği görülmüştür. Davacı tanığı ..., davacının ustabaşı olarak 1.300.-TL ücret aldığını, ücretlerin elden ödendiğini, diğer davacı tanığı ..., kendisinin davalı işyerinde alt yapı işlerinde yeraltı kazı yöneticisi olarak çalıştığını, davalı ile aylık 1.500.-TL üzerinden kendisinin anlaştığını, ücretlerinin hiçbir zaman düzenli ödenmediğini, davacının aylık 1,300.-TL ücret aldığını
kendisinden duyduğunu ifade etmişlerdir. Davalı tanıkları ise, davacının elektrik ustası olduğunu ve ne kadar ücret aldıklarını bilmediklerini ifade etmişlerdir. Mahkemece, "davacı tanıklarının davalı ile aralarında dava olduğu anlaşılmakla, davacı lehine tanıklık yapmalarında kendi menfaatleri bulunduğundan beyanlarına itibar edilmemiş; davalı tanıklarının beyanlarına değer verilmiştir. Davalı dava dışı ... ve ...’ın alt işvereni olduğundan, dava dışı bu şirketlerde sözleşmeleri uyarınca bordrolarda gerçek dışı ücretin gösterilmesi de söz konusu olamayacağından bordrodaki ücrete itibar edilmiştir.” şeklinde gerekçeyle davacının ücretinin asgari ücret olduğuna hükmedilmiştir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayımızda, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan ücret miktarının tespiti yönünden yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda emsal ücret araştırması yapılmadan sonuca gidilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy