MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ücret alacağı, ikramiye ve ilave tediye fark alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı bakanlık emrinde çalıştığını, Toplu İş Sözleşmelerinin tarafı olan Türkiye Orman İşçileri Sendikası üyesi olduğunu, sözleşmelerde ücret artışı hükümlerinin ücretine tam yansıtılmadığını beyanla, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, alacakların zamanaşımına uğradığını toplu iş sözleşmelerinin 40. maddesine uygun olarak yevmiye tespitlerinin yapılarak ücretlerine yansıtıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, istek konusu dönemde eksik ödeme yapıldığının bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davaya konu taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda dava tarihi olan 18.11.2008 tarihine kadar hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Davalı işveren davacının 19.10.2007 tarihinde sözleşmeli personel statüsüne geçirildiğini savunmuştur. Dosya içinde yer alan hizmet cetvelinde ise 2007 yılı Kasım ayında sözleşmeli personel statüsüne geçirildiği yazılıdır. Mahkemece öncelikle davacının sözleşmeli personel statüsüne geçirildiği tarih tam olarak belirlenmeli ve buna göre işçilikte geçen süreye göre hesaplama yaptırılmalıdır. Yine hesap raporunda işçiye eksik yevmiye ödemesi yapılan aylar için farklar belirlenmiş, fazla ödeme yapılan aylar ise değerlendirilmemiştir. Hesaplamaya konu dönem içinde işçinin alması gereken yevmiyesi ile ödenen yevmiyesi belirlenmeli ve eksik ya da fazla ödeme olan dönemlerin tamamı değerlendirilmek suretiyle toplamda eksik ödeme olup olmadığı tespit olunmalıdır.
Öte yandan davalının başlangıç yevmiyesinin tespiti ile ilgili itirazları değerlendirilmeli, bu yönde dönem bordroları getirtilerek hesaplamaya esas alınan yevmiyenin doğru olup olmadığı belirlenmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2005 yılı çerçeve protokollünün 01.01.2005 ve 2007 yılı çerçeve protokolünün de 01.01.2007 tarihlerinden itibaren uygulandığı izlenimi edinilmektedir. Zira 01.01.2005 ve 01.01.2007 tarihlerinde ücret artışlarına gidilmiştir. Çerçeve protokolleri ileriye dönük olarak uygulanmalıdır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, davacının bakanlık oluru ile belirlenen yevmiye ile çalıştığı anlaşılmakla toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılan ücret artışlarının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücrete mi yoksa bakanlığın belirlediği yevmiyeye mi uygulandığı da dosyadan anlaşılamamaktadır.
Hukuk Genel Kurulu da 2009/9-438 Esas, 2009/500 sayılı kararında aynı olayda ücret zamlarının Bakanlık oluru ile belirlenen ücrete göre değil, toplu iş sözleşmeleriyle belirlenen ücret üzerine uygulanması gerektiği şeklinde karar vererek yerel mahkemenin direnme kararının bozulmasına dair hüküm kurulmuştur.
Böyle olunca davacının başlangıç yevmiyesi ile sonraki ücret artışları yönünden yukarıdaki açıklamalara göre denetime uygun şekilde ek hesap raporu alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
3- Mahkemece hüküm fıkrasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde kabul edilen alacakların faiz başlangıçlarının açıkça gösterilmemesi, temerrüt tarihlerden söz edilerek infaza elverişsiz şekilde karar verilmesi de hatalıdır. Ayrıca 31.12.2004 sonrasında doğan ve toplu iş sözleşmesine dayanamayan alacaklar bakımından en yüksek işletme kredisi faizine karar verilmesi de doğru değildir. 31.12.2004 tarihinden sonra doğan ücret ve ikramiye alacakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi gereği bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy