MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile genel tatil ve bayram ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin işveren tarafından alkollü araç kullanması ve bu nedenle ehliyetine el konulması nedeniyle 4857 Sayılı Kanunun 25/ll, d ve e bentleri uyarınca haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, işyerine sarhoş olarak gelinemeyeceğini, iş akdinin eklerinden olan araç kullanım kurallarına göre işyerinin eklentilerinden sayılan araç içerisinde sarhoş olarak bulunulmanın yasak olduğunu, feshe konu olay nedeniyle davacının ehliyetine altı ay süreyle el konulduğunu, bu nedenlerle iş akdini haklı olarak feshettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosyadaki delillere ve bilirkişi raporlarına dayanarak davacının işyerine sarhoş gelmediği, işyerinde alkol almadığı, ehliyetine el konulması nedeniyle işveren tarafından şoför tahsis edilmesi halinde görevini yerine getirebileceği, mesai saatleri dışında salt alkollü araç kullanmaktan ehliyetinin alınması nedeniyle tazminatsız olarak iş akdine son verilmesinin eylem ve sonuç itibarıyla büyük orantısızlık oluşturduğu ve bu nedenle bahisle davacının tazminata hak kazanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda; davacının hizmeti yürütmesi için kendisine tahsis edilen şirkete ait araçla 1,40 promil alkollü olarak yakalandığı ve ehliyetinin geri alındığı tartışmasızdır. Davalı şirketin işin yürütümüne ilişkin belgelerinde ve özellikle araçlara ilişkin talimatnamesinde, aracın nasıl kullanılacağı ve araç kullanılmaması gereken haller özellikle belirtilmiştir.
Şirket alkollü araç kullanmayı kesinlikle yasakladığı gibi işin gereği alkol alınması durumunda taksi ücretinin dahi karşılanacağını taahhüt etmiştir.
Alkollü araç kullanmak Karayolları Trafik Kanununa göre de suç olup, davacının direksiyon başında aldığı alkol oranı yasal sınırın üç mislidir. Davacı, şirketin belli koşullarla kullanması kaydıyla işin yürütümü için kendisine teslim ettiği aracı yasal sınırın üç misli fazlası alkollü olarak kullanarak işverenin güvenini kötüye kullanmıştır. Davacının eylemi, doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işverenin haklı fesih imkanı doğmuştur. Ayrıca işverenin ilaç tanıtıcısı davacıya şoför tahsis etmek gibi zorunluluğu yoktur. Haklı fesih nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.