MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, işyeri hakimliği fark ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işyeri hekimliği ücretinin eksik ödendiğini iddia ederek işyeri hekimliği fark ücreti alacağının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, sözleşme ile ücretin serbestçe kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ücretlerinin eksik ödendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşyeri hekimi olarak çalışan davacı işçi ile işveren arasında, davaya konu işçilik alacaklarına hak kazanma konusu ve hesaplama usulü ile ilgili uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşyeri Hekimliği 4857 sayılı İş Kanununun 81 inci maddesinde düzenlenmiştir. İşyeri hekimi çalıştırma zorunluluğunun doğması için işyerinde sürekli olarak elli veya daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşveren, çalışan işçi sayısı ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdür.
İşyeri hekimleri, Sosyal Güvenlik Kurumunca üstlenilmiş olan tedavi hizmetleri dışında kalan koruyucu sağlık hizmetleri ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, ilk yardım ve acil tedavi hizmetlerini yürütürler.
İşyeri hekimleri İş Kanununa tabi işçi olarak istihdam edilirler. Uygulamada genellikle kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırma yoluna gidilmektedir. Çalışma koşulları ve ücret taraflarca serbestçe belirlenebilir. Ancak, uygulamada Türk Tabipler Birliğinin hazırladığı tip sözleşmelerin yapıldığı görülmektedir. Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimleri ile işveren arasında yapılacak olan iş sözleşmelerinde ücreti belirleme yetkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, iş sözleşmesinde anılan birliğin periyodik olarak açıkladığı ücretlerin ödeneceği şeklinde açık bir kurala yer verilmesi halinde, söz konusu düzenleme taraflar için bağlayıcıdır.
İşyeri hekimliği görevlerinin sürekli olması ve işveren yönünden ise, elli işçi sayısının aşılması durumunda, sürekli bir yükümlülüğün bulunması sebebiyle, işyeri hekimi ile yapılan sözleşme belirsiz süreli sayılmalıdır (Yargıtay 9.HD. 11.3.2009 gün 2007/38580 E, 2009/6613 K.).
İş Kanununun 5763 sayılı Yasayla değişik 81 inci maddesinin ikinci fıkrasında, işverenin işyeri sağlık birimi oluşturmak ve işyeri hekimi çalıştırmakla ilgili yükümlülüğünün, hizmet alımı yoluyla da yerine getirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki ilkeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2005 tarih 2005/9-753 Esas, 2005/12 Karar sayılı kararına göre; davacı ile davalı arasında akdedilen 11.06.1999, 16.01.2006, 23.01.2007 ve 09.02.2008 tarihli iş sözleşmelerinden sadece 23.01.2007 ve 09.02.2008 tarihli sözleşmelerde ücretin Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen asgari ücretten aşağı olamayacağı kararlaştırıldığından sadece bu sözleşme dönemleri için işyeri hekimliği fark ücreti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.