MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.10.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, Aralık 2007 tarihinde de birleşen davanın davalısı olan ... Ltd. Şti.'nde bir çok işçi ile birlikte sigortalı gösterildiğini, oysa kendisinin 01.10.2006 -19.03.2009 tarihleri arasında kesintisiz davalı ... Pazarlama işyerinde çalıştığını, iş akdinin işverence 50 yakın işçi ile birlikte sebepsiz fesih edildiğini ve feshin haksız olduğunu, işyerinde satın alınan beyaz eşyanın teslimatı işinin yapıldığını, şirket sahiplerinden ...'ın talimatı ile müşteriler tarafından satın alınan elektronik eşya teslimatı yapıldığı sırada müşterilerin eski elektronik eşyaları kampanya nedeni ile alınıp işyerinin bahçesinde biriktirildiği ve hurdacıya satıldığı, elde edilen gelirin de işyerinde çalışanlar arasında eşit olarak paylaşıldığını, ...'ın bir süre sonra buna razı olmayarak kendilerinden savunma istediğini, savunmalarının kabul edilmeyip iş sözleşmesinin fesih edildiğini, fesih öncesi tazminatlarının ödeneceğinin belirtildiği halde işten ayrılma bildirgesi imzalatıldıktan sonra herhangi bir ödeme yapılmadığını ve yerine asgari ücret ile işçi alındığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram-genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 20.12.2006 tarihinde ... A.Ş.'de ürün sevkiyat görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 05.12.2007 tarihine kadar burada çalıştığı ve ilişiğinin bu tarih itibarıyla kesildiği ve daha sonra 06.12.2007 tarihinde ... şirketinde çalışmaya devam ettiğini, davacının kendi işyerlerinde çalışır iken son aylık ücretinin bordrolarda gösterildiği kadar olduğunu, 800,00 TL olduğu iddiasının doğru olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, genel tatillerde işyerinde herhangi bir çalışma yapılmadığını, yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ücret bordrolarında gösterilerek ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin 19.03.2009 tarihinde Teknomiks tarafından fesih edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı ... Day. Tük. Mal. Ltd. Şti., davacının 06.12.2007 19.03.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-d-e-h bentleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacı dahil işyerinde çalışan bazı işçilerin müşterilerce satın alınan elektronik eşyaları teslim ederken müşterilerin eski eşyalarını hiçbir görev ve yetkileri olmadığı halde müşterilerden aldıkları, daha sonrada bu eşyaları hurdacılara satarak elde edilen gelirleri paylaştıkları, bunun kendilerince öğrenilmesi üzerine davacı dahil tüm işçilerden bu konuda savunma istenildiğini, davacının yönetimin ne derse desin satışlara devam edeceğini söylediğini ve diğer çalışanlara isnatlarda bulunduğunu, bunun üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini, kaldı ki sadece eski eşyaların değişim kampanyası sırasında söz konusu olduğunu, kampanya bittikten sonra ise böyle bir uygulamanın şirket için olumsuzluk teşkil edeceğini, fazla çalışmaların bordroda gösterildiğini, bordroda gösterilen dışında fazla çalışmasını bulunmadığını, genel tatillerde çalışma olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.Somut olayda davalı tarafından dosyaya sunulan ücret bordrolarının incelenmesinde davacının ücretinin her ay yapılan ek ödemeler nedeniyle değişmekle birlikte aylık ortalama 500 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kayıtlar dışında her ay elden 300 TL daha ödendiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Davacı tanığının anlatımları da zanna dayalı olup itibar edilemez. O halde mahkemece; davacının itirazı kayıtsız olarak imzaladığı bordrolarda yazılı ücret seviyesine itibarla davacının alacaklarının belirlenmesi gerekirken yetersiz tanık anlatımları esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy