MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, resmi tatil ücreti ve çocuk yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalılardan ... Mamülleri San Ve Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili;, müvekkilinin, davalı işyerinde 02.04.2006 - 10.02.2009 tarihleri arasında mobilya ustası olarak aylık net 750,00 TL ücretle, yemek ve servis sosyal haklarından faydalanarak, resmi tatiller dahil olmak üzere, haftanın 5. Günü 08.30-18.30, Cumartesi günü 08.30-13.30 saatleri arası çalıştığını, haftada en az üç gün ise 22.00 ye kadar çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, çocuk yardımlarının da ödenmediğini, son iki aylık ücretinin de ödenmediğini, 02.04.2006 tarihinde işe girdiği halde 14.09.2006 tarihinde halen sigortasının yapılmadığını öğrenince BÇM ye şikayette bulunduğunu, şikayet üzerine işyerine müfettişlerin geldiğini, 17.03.2007 tarihinde davalının sigorta yapmak zorunda kaldığını, ancak şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda verilen cezanın davalı tarafından öğrenildiğini ve derhal işten çıkarıldığını, her iki şirketin aynı grup içinde yetkilerinin aynı olduğunu, işçilerin kimi zaman birinde kimi zaman diğerinde çalışır gösterildiğini, her iki şirketin birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek; kıdem tazminatı ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve resmi tatil ücretleri ile çocuk yardımı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalılardan ...Mobilya İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. usulen yapılan tebligata rağmen davayı takip etmemiştir.Davalı ... Mamülleri San. Tic. Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müfettişler geldiğinde davacının sigortalı olduğunu, müfettişler tarafından her hangi bir cezanın verilmediğini, davacının işi kendisinin bıraktığını, yıllık izinlerin kullandırıldığını, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı Mutlu Ağaç Mamülleri San. ve Tic Ltd Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Genel tatillerde çalıştığını ve fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddialarını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiği varsayılır.
Genel tatillerde çalışıldığı ve fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu hususların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı genel tatillerde çalışmanın söz konusu olup olmayacağı araştırılmalıdır.Ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları ile fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları ile fazla çalışmaların taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.Somut olayda; genel tatil ve fazla mesai çalışması tanık beyanlarına göre hesaplanarak hüküm altına alındığından hakkın özünü etkilemeyecek şekilde hakkaniyet indirimi uygulanmaması hatalıdır.
3- Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.4857 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda; dosyada davacının imzasını içeren ve 15 günlük yıllık izin kullanacağını belirten yazılı belge değerlendirilmeden izin alacağı konusunda karar verilmesi hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy