MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekilinin, davalı şirkete ait işyerinde 01.09.2003 tarihinden 07.08.2009 tarihine kadar aralıksız çalıştığını iş akdinin davalı şirket yetkilileri tarafından haksız yere sona erdirildiği halde tazminatları ve diğer alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının şirket yetkilisine küfrederek iş yerini terk ettiğini ve üç gün üst üste işe gelmemesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, bu sebeple tazminat istemeye hakkının olmadığı gibi diğer alacaklarında kendisine verildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Davacı ücretinin net 950 TL olduğunu iddia etmiş ve davacı tanıkları bu iddiayı doğrulamıştır. Davalı tanıklarından ..., davacının 800 TL'nin üzerinde ücret aldığını bildirmiş olup davalı tanığının dinletildiği oturumda hazır bulunan davalı vekili tanık ...'nin beyanına bir diyeceği olmadığını belirtmiştir. Işveren dosyaya ücret bordroları sunmamış ise de; sigortalı hizmet cetvelinden primlerin asgari ücret üzerinden yatırıldığı görülmüştür.Davacının aylık 950 TL net ücret ile çalıştığı yönündeki iddiası; davacının yaptığı iş, kıdemi, davacı tanıkları ile davalı vekilinin beyanına itiraz etmediği davalı tanığı ...'nin ifadesi dikkate alındığında yerinde olup hesaplamaların net 950 TL ücret üzerinden yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile brüt 693 TL üzerinden yapılan bilirkişi raporundaki hesaplamalara itibar edilerek hüküm kurulması hatalıdır.
2- İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanununun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.4857 sayılı Yasanın 32 nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır. Somut olayda; davacı 1 aylık ücret alacağının ödenmediğini iddia etmiş, mahkemece tanık beyanları dikkate alınarak ücretin ödenmediği yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile bu talep reddedilmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca çalışma olgusunu ispat yükü işçi üzerinde iken bu çalışmanın karşılığı olan ücretin ödendiğinin ispatı işveren üzerinde olup, işveren ücret ödemesini ancak yazılı belge ile kanıtlayabilir. Tanık beyanları ile ücretin ödenip ödenmediğine karar verilemez .Mahkemece davalı işverenin ücretin ödendiğini kanıtlayamadığı dikkate alınmaksızın ücret alacağı talebinin kabulü yerine reddi hatalıdır. SONUÇ: Açıklanan sebepler ile temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08/10/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.