MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, yıllık ücretli izin alacağı, genel tatil ücreti alacağı, hafta tatili ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01.02.2009 tarihinden itibaren aylık ücretleri ödenmediği gerekçesi ile iş akdini 13.5.2009 tarihinde feshettiğini, sabah 08.00'de işe başlayıp akşam 21.00'a kadar çalıştığını, işin niteliğine göre bu çalışma saatlerinin daha fazla olduğunu, haftanın 7 günü çalıştığını ve resmi tatil ve dini bayramlarda genel tatil günlerinde aynı şekilde devam ettiğini ancak işveren tarafından ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerekı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1000 TL brüt fazla mesai alacağı, 1000 TL brüt yıllık ücretli izin alacağı, 1000 TL brüt genel tatil alacağı, 1000 TL brüt hafta tatili alacağı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 6000 TL kıdem tazminatı alacağının akdin fesih tarihinden itibaren banka mevduat faizi ile birlikte, 01.02.2009 tarihinden akdın fesih tarihine kadar 2575 TL ücret alacağının temerrüt tarihinden itibaren hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, 13,14 ve 15.95.2009 tarihlerinde mazeretsiz işe gelmemesi nedneniyle akdin 25/2-g uyarınca feshedildiğini, şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, aksine evli olmadığı halde evli olduğunu belirterek davalı işletmenin otel kompleksinde 1445 gün konaklamıştır. Bu sebeple şirketimize 99350 TL borcu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hafta tatili ücretinin hesabı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir (Yargıtay 9.H.D. 23.5.1996 gün 1995/37960 E, 1996/11745 K.). Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir. Şu hale göre çalışılan hafta tatilinin ücreti ikibuçuk yevmiye olmalıdır.Hafta tatili ücretleri çalışılan dönem ücreti üzerinden hesaplanır. Son ücrete göre hesaplama yapılması doğru olmaz. Bu durumda hafta tatili ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli değildir. İstek konusu dönem içinde işçi ücretlerinin miktarı da belirlenmelidir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak bilinmeyen ücretin buna göre tespiti de Dairemiz tarafından kabul görmektedir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanması gibi durumlarda, bilinen son ücretin asgari ücrete oranının geçmiş dönemler yönünden dikkate alınması doğru olmaz. Bu gibi hallerde, ilgili meslek kuruluşlarından bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.Parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, bir ödeme dönemi içinde kazanılan ücretler toplamı çalışılan gün sayısına bölünerek hesaplama yapılmalıdır. Yüzde usulünün uygulandığı işyerleri bakımından da işçinin o hafta elde ettiği ücretlerin toplamı altıya bölünerek tatil ücreti elde edilir. Yüzde usulü ya da parça başı ücret ödemesinin öngörüldüğü çalışma biçiminde hafta tatili ücreti, belirlenen günlük ücretin zamlı kısmına göre hesaplanmalıdır.
Dairemizin önceki kararlarında; hafta tatili ücretlerinden yapılan indirimler sebebiyle davalı tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi durumunda, reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere hafta tatili ücretinden yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve hafta tatili ücretinden yapılan takdiri indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda günde 11.5 saat çalıştığı kabul edilerek saat ücretinin % 50 arttırılması suretiyle hafta tatili ücreti hesaplanmıştır. Oysa hafta tatili ücreti hesabında hafta tatilinde çalışılan saat üzerinden hesaplama yapılamaz. Yukarıda ilke kararımızda da belirtildiği gibi çalışılan hafta tatili ücreti ödenirken yevmiyenin % 50 arttırılması suretiyle yani 1.5 yevmiye üzerinden ödenmelidir. Başka bir anlatımla haftanın 7. günü çalışan işçinin hafta tatili yevmiyesi “ aylık ücret/ 30x 1.5 ” formülü ile bulunmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş çalışılan hafta tatili günlerinde yevmiyenin % 50 zamlı hali üzerinden hesaplanacak hafta tatili ücretini hüküm altına almaktan ibarettir.
3-Davalı işveren davadan önce temerrüde düşürülmüş ise de 13.05.2009 tarihli ihtarnamede kıdem tazminatı 7000 TL, fazla çalışma ücreti 6000 TL, hafta tatili ücreti 6000 TL olarak talep edilmiştir. Temerrüd miktar ile sınırlıdır.
Mahkemece 10.621.36 TL kıdem tazminatı, 14.160.83 TL fazla çalışma ücreti ve 6988.98 TL hafta tatili ücreti hüküm altına alınmıştır. Bu durumda ihtarnamede yazılı olan miktarların haricinde kalan kısım yönünden davalı işverenin temerrüde düşürüldüğü söylenemez.
Mahkemece adı geçen kıdem tazminatı dışındaki işçilik hakları yönünden ihtarnamede talep edilen miktarlara temerrüt, bakiye miktarlar için ıslah tarihinden faize karar verilmelidir.Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy