MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı,... Devlet Hastanesi’nde alt işveren işçisi ve temizlik görevlisi olarak çalışırken haksız şekilde işten çıkarıldığını belirterek, kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar Sağlık Bakanlığı ve Ecem Şirketi vekilleri, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda, hem dava dilekçesinden hem de tanık beyanlarından davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde nöbet usulü ile çalıştığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının, tüm genel tatil günlerinde çalışmış gibi hesaplanıp hüküm altına alınması ve bu alacağın tanık beyanına göre hesaplanmasına rağmen 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43,44. maddelerine göre hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalıdır.
3- Davalı Bakanlık vekili, cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Bu davalı yönünden geçerli olmak üzere, dava tarihinden geriye doğru 5 yıl gidildiğinde zamanaşımına uğrayan genel tatil ücreti alacağı bulunmaktadır.
Mahkemece, davalı Bakanlığın zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması hatalıdır.
4- Somut olayda davacı, kıdem tazminatı alacağına mevduat faizi uygulanmasını istemiştir.Davacı, İş Kanunu’na göre çalışmakta olup, bu yasaya göre çalışanların kıdem tazminatı alacaklarında 1475 sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince hem dava dilekçesinde istenen miktar yönünden hem de ıslahta istenen miktar yönünden (ıslahta faiz istenmesi koşuluyla) geçerli olmak üzere fesihten itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanması gerekmektedir.Mahkemece, davacının kıdem tazminatı alacağına yasal faiz uygulanması hatalıdır.
5- Kıdem tazminatı dışındaki alacaklar yönünden ise kısmî davada istenen miktar için dava tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan kısım için ise ıslahta faiz istenmesi koşuluyla ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmalıdır.Mahkemece, kıdem tazminatı dışındaki alacaklarda, ıslah ile artırılan kısımlara da dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetsizdir.
6- Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harca mahkûm edilmesi yerinde değildir.
7- Kabule göre de; dava kısmen kabul edildiği hâlde davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup, mahkemece, genel tatil ücretinde yapılacak hakkaniyet indirimi hariç tutularak reddedilen alacak miktarı tespit edilip davalılar lehine nispî vekâlet ücretine hükmedilmelidir.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy