MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağı ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini fazla çalışma ücretinin ödenmemesi gerekçesiyle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının yapmış olduğu fazla mesai ücretlerinin imzalı ücret bordroları ile ödendiğini, davacının hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda davacını fazla çalışma ücreti, işyeri kayıtlarına göre hesaplanmış olmakla takdiri indirimi yapılamayacağının gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı dava dilekçesi ile tazminat ve ücret alacaklarını net olarak istemiş değildir. Buna göre hüküm altına alınan tazminat ve ücret alacaklarının brüt miktar üzerinden hüküm altına alınmaması ve yasal kesintilerin infazda dikkate alınacağının düşünülmemesi yerinde değildir.
4- Davacı, ilk duruşma öncesinde, 04/05/2007 hakim havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki faiz talebini düzeltmiş, davalı tarafından süresi içerisinde buna karşı çıkılmamıştır. Mahkemece hüküm altına alınan yıllık izin ücreti dışındaki alacaklarına en yüksek banka mevduat faizi yerine yasal faize hükmedilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.