MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti alacağı, fazla çalışmma ücreti alacağı, hafta tatili ücreti alacağı ile bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı işletmede 02/10/1985 ile 30/10/2006 tarihleri arasında fasılasız olarak çalıştığını, bekçi, kaloriferci ve santral görevlisi olarak değişik işlerde fiilen en az 19 yıl çalıştığını, TİS hükümlerinden yararlandığını, ikramiye, ilave tediye ve diğer sosyal yardımlarla beraber aylık kazancının brüt 2.000 TL olduğunu, kesintisiz çalışılmasına rağmen 1700 günlük çalışmasının kuruma eksik bildirilip bu günlerin ücret ve diğer haklarının ödenmediğini, kıdem tazminatının eksik ve hatalı hesaplandığını, ihbar tazminatının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, izin ücretinin yanlış hesaplandığını, işyerinde haftanın 7 günü çalıştığını, her gün en az 5 saat fazla çalışma yaptığını, pazar ve tatil günlerinde de çalıştığını, buna rağmen fazla mesai, pazar ve resmi tatil ücretlerinin TİS hükümlerine uygun olarak ödenmediğini belirterek, eksik ödenen ücret, ikramiye ve ilave tediye, eksik ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, pazar ve resmi tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacının davalı idarede mevsimlik işçi olarak çalıştığını, ...'ya bildirilmeyen günü olmadığını, davacının emekli olması nedeniyle ihbar tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, yıllık izin ücretinin emekli olduğu sırada kendisine ödendiğini bu nedenle yıllık izin ücreti alacağının olmadığını, ayrıca davacının haftada 45 saatten fazla çalışması olmadığından dolayı fazla çalışma ücret alacağı iddiasının da afaki olduğunu, davacının hiçbir resmi tatilde çalıştırılmadığını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Davacının 01.01.1992 ile emeklilik tarihi olan 01.10.2006 tarihleri arasında bilfiil 14 yıl 9 ay süresince davalı işyerinde çalıştığı, eksik bildirilen gün sayısı dikkate alınarak ücret, ilave tediye ve ikramiye yönlerinden yapılan hesaplamalardan % 33 oranında indirime gidilerek isteklerle ilgili karar verilmiştir. Kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti talepleri de kabul edilmiş diğer istekler reddedilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Davacı işçi iş sözleşmesinin askıya alındığı dönemlerde ara vermeksizin işyerinde değişik işlerde çalışmaya devam ettiğini ileri sürmüş ve işverenle husumeti olan bir tanık bu iddiasını doğrulamıştır. Davalının diğer tanığının ise işyerinde çalışması bulunmamaktadır. Davalı tanıkları ise, mevsim dışında zaman zaman vahidi fiyatla değişik işlerde çalıştıklarını açıklamışlar, bu dönemde ödemeleri kendi adlarına aldıklarını belirtmişlerdir. Davalının bir tanığı da davacı için puantaj düzenlediğini de belirtmiştir. Davalı tanıklarının anlatımlarından davacının iddia edilen süre içinde aralıksız çalıştığı tam olarak belirlenememektedir.
Mahkemece, davacı işçinin 1992- 2006 yılları arasında 2162 gün sigortasız olmak üzere 3148 gün süreyle çalıştığı kabul edilerek fark isteklere dair hüküm kurulmuştur. Davalı işveren kamu kurumu olup, vahidi fiyatla çalışma şeklinde dahi yapılan ödemeler kayda dayanmak zorundadır. Davacının sigortasız olarak çalıştığı iddia edilen döneme ait varsa tanık beyanlarında geçen puantaj kayıtları getirtilmeli, aynı dönemde davacı ya da eşi adına vahidi fiyatla günlük ücret ödenmesine dair kayıtlar istenmelidir. Ancak kayden belirlenebilmesi durumunda sigortaya bildirilmeyen çalışmaların varlığı kabul edilmeli ve resmi kayıtlarla yer alan çalışma sürelerine göre hesaplamaya gidilmelidir. Birbiriyle uyumlu olmayan tanık beyanlarına göre davacının aralıksız çalıştığının kabulü hatalıdır.
3-Davacının yıllık izin ücreti isteği de aralıksız çalışma esasına göre hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Yukarıdaki bent uyarınca yapılacak araştırma sonucuna göre davacının aralıksız çalışıp çalışmadığı resmi kayıtlar üzerinden değerlendirilmeli ve aralıksız çalışma halinde şimdiki gibi karar verilmelidir. Davacının aralıklı çalışması halinde ise çalışmaların mevsimlik olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği belirlendikten sonra toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak anılan istekle ilgili hesaplamaya gidilerek hüküm kurulmalıdır.
4–Islah dilekçesinin verilmesinin ardından davalı vekili usulüne uygun olarak zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Bilirkişi raporunda davaya konu istekler bakımından 1992 yılından itibaren hesaplamaya gidilmiş olmakla davalının zamanaşımı defi değerlendirilmeli ve bu yönden de ek hesap raporu alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.